Abbas’ın yolcu olup olmadığın konusuyla alakalı Trump etkisi!
Aklı çalışan hiçbir insan, kusura bakmayın, Ekrem İmamoğlu’nun hapsedilmesinin sebebinin siyasi değil de hukuki olduğunu savunmaz!
İmamoğlu, Dünya’nın en büyük hırsızı, en acayip yolsuzu da olsa, bu konuda örneğin Avrupa’yı ikna edemezsiniz!
-*-*-
Erdoğan hala çok güçlü!
Çünkü medyayı dilediği gibi kontrol ediyor…
Dilediğini de tehdit edebiliyor…
Örneğin, CHP’nin protesto eylemlerini canlı yayınlayacak olan televizyon kanallarına, RTÜK sopası gösteriliyor ve “yayınınızı keseriz, kapatırız” deniliyor!
-*-*-
Bu, yeni bir uygulama değil!
KKTC’de Sim TV’nin uydudan atılmasının daha doğrusu Sim TV’ye maddi desteğin kesilmesinin ama diğerlerine kesilmemesinin bir çeşit “sarı öküz” olduğunu, içimizdeki CHP’cilere, Ekrem’cilere de ayrıca belirtmekte fayda görüyorum!
-*-*-
Neyse, Türkiye’de medyanın neredeyse tamamı ama en başta devletin TRT’sini izlerseniz, edindiğiniz ilk izlenim şudur:
İmamoğlu kesinlikle yolsuzluk – usulsüzlük yapmıştır…
-*-*-
Ama bundan da acısı, TRT’deki açıklamaları dinlerseniz, İmamoğlu’nu ihbar edenler itirafçılar, hatta savcılığa suç duyurusunda bulunanlar da CHP’lidir!
-*-*-
Yine TRT’den edindiğiniz izlenim, “Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bu konuyla yakından uzaktan alakası olmadığı” doğrultusundadır…
-*-*-
TRT’deki haberlere göre bu konu asla siyasi değildir ve kesinlikle hukukidir ve kimse de dokunulmaz değildir!
-*-*-
Haaa ülke iflas etti mi?
TRT’deki haberlere göre, tam tersine durum çok iyidir…
Gerçi Erdoğan, “… geçici sıkıntılar”dan söz etmektedir ve yine aynı Erdoğan, “bu geçici sıkıntılar da bu sokak göstericileri tarafından yaratılmıştır…”
-*-*-
Başka ne mi olmaktadır?
CHP’de Mansur Yavaş, Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Kemal Kılıçdaroğlu arasında kavga vardır!
-*-*-
Başka?
Vallahi TRT’nin yalancısıyım, CHP, Müslümanları bölmek için uğraşıyor ve taraftarları da çıkmışlar bir caminin duvarına hem içiyorlar hem de ayıptır söylemesi işiyorlar!
-*-*-
Kısacası, Erdoğan’ın mutlak kontrolündeki medyaya göre, güllük gülistanlık, demokrasi cennetei, ekonomik gelişmişlik seviyesi üst sınırları aşmış, aşırı adaletten bunalan bir Türkiye var; bir de hırsız Ekrem!
Ve bu hırsız Ekrem ile partilileri, ülkeye ihanet etmekteler!
TRT ve benzerlerinden edindiğim izlenim böyle!
-*-*-
Peki Avrupa olaya nasıl bakıyor?
Financial Times ve The Guardian’da dün ilgili makaleleri, haber – yorumları okudum, onların verdiği mesaj şöyle:
“… Türkiye zaten çok kötüye giden bir ekonomiye sahipti; Ekrem İmamoğlu tamamen siyasi nedenlerle hapsedildi ve artık Türkiye bu ekonomik zarardan çok zor geri döner…”
Peki sorumlusu kimdir bu durumun?
Kesinlikle tek başına Erdoğan tabii ki!
-*-*-
Almanya, Erdoğan’ı sert ve açık bir dille eleştirmiştir…
Avrupa Konseyi kesinlikle aleyhine karar çıkaracaktır, belki de bu satırları ben yazarken ya da sizler okurken çıkarmışlardır bile…
-*-*-
Yunanistan Başbakanı Mitsotakis, Erdoğan ile Türkiye’deki görüşmesini iptal etti… “Bu durumda kendisiyle görüşmemiz uygun olmaz şeklinde bir açıklama yapıldı ve İmamoğlu’na yapılanın “kabul edilemez” olduğu vurgulandı!
-*-*-
Peki, Erdoğan sizce ne yapacak?
Veya “bence” ne yapacak?
-*-*-
Şu nokta çok önemli; TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Amerika’da…
Amerikalı meslektaşı ile görüşecek…
Amerika İmamoğlu konusunda henüz ses çıkarmadı…
Hatta Amerikan Devleti’nin bir numaralı zaptiyesi Elon Musk, kendisine ait X platformunda, bazı Türkiyeli aktivist veya gazetecilerin hesaplarının kapatılmasına ses çıkarmadı!
-*-*-
Erdoğan’ın, Donald Trump ile buluşması gündemde…
Eğer Trump, Erdoğan’ı kabul eder ve Türkiye’de şu anda yaşananların “bu ülkenin basit bir iç sorunu olduğunu” söylerse ne ala!
Ama Trump da, Mitsotakis gibi yapar ve “ben demokrasi düşmanları ile görüşmem” anlamına gelecek bir açıklamayla Erdoğan ile görüşmesini iptal ederse…
Bilemiyorum ama “Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz” derim!
Eşit ve egemen şey!
Siz şimdiye kadar, bir iki istisna dışında her hangi bir Kıbrıslı Rum’un, KKTC vatandaşı olmak için başvurduğunu işittiniz mi?
Düşünün, Rum tarafında “KKTC Pasaportu almak isteyip de alamayan mağdurlar derneği” falan kurulurmuş!
Yok öyle bir şey!
-*-*-
Siz hiç Kuzey’de iş arayan bir tek Rum’a rastladınız mı?
Veya Kuzey’de çalışan tek bir Rum biliyor musunuz?
Dip Karpaz’da var galiba ha!!!
-*-*-
Bu arada geçmişte tarım işçisi olarak getirilenler dışında; özellikle son dönemde, neredeyse bir milyonu aşkın Türkiye vatandaşı, neden KKTC vatandaşlığı için ısrar etmektedir?
-*-*-
Bu bir TC Devleti siyaseti midir?
Kuzey Kıbrıs’ı ilhak ya da Kıbrıs’ın istirdatıyla alakalı bir siyaset mi söz konusudur?
Ve bu bir savaş suçu mudur?
-*-*-
Yoksa, bir milyona yakın insan, Türkiye’yi yaşanmaz buldukları için KKTC’ye kaçmayı “kurtuluş” olarak mı görmektedir?
Bu türden çok kişiyi tanıyorum!
-*-*-
Bir insan, evini, köyünü, yurdunu tek bir sebeple terk eder!
Yaşamı sıkıntıdadır!
Ölüm riski bulunmaktadır!
Ve sıkıntılı yaşamın da iki genel sebebi olabilir; ya siyasi ya da ekonomik!
-*-*-
Neden on binlerce Meksikalı Amerika’ya gitmek ister de Meksika’ya tatil dışında gitmek isteyen tek Amerikalı yoktur?
-*-*-
Irak veya Suriye’den siyasi sığınma talep eden tek bir Avrupalı tanıyor musunuz, biliyor musunuz?
-*-*-
Neden 100 binlerce Afgan veya Suriyeli, Türkiye’ye göç etmiştir ama aynı iki ülkeye göç eden tek bir Türkiye vatandaşı yoktur?
-*-*-
Ve son bir saptamayla yazıyı tamamlayayım:
Macaristan’ı iki maçta da perişan eden Türkiye Milli Futbol Takımı’ndaki çocuklarımızın büyük çoğunluğu, Almanya, Hollanda, Avusturya doğumludur…
-*-*-
Kısacası, bu yazıda eğitim var, ekonomi var, adalet var, yaşanabilir – yaşanamaz ülkeler var…
Var oğlu var!
-*-*-
Bazı göstergeler vardır ki, “büyük devlet, güçlü devlet, zayıf devlet, sözde devlet” gibi sıfatlar kazandırır!
Bilmem anlatabildim mi?
-*-*-
Eşit ve egemen şey!
Ney?
Ney değil, zurna!
Bilmem anlatabildim mi?