1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Al beni Yeni Zelanda!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Al beni Yeni Zelanda!

A+A-

Bilim insanları yani “bilim” diyor ki, küresel ısınma, yerküre için yani Dünya dediğimiz ve insan eli ile cehenneme çevirdiğimiz cennet için ciddi bir tehlikedir!

-*-*-

Amerikalı ciddi anlamda beyinsiz yaratıkların başkan seçtiği, onlardan geri kalmayan Donald Trump da diyor ki, “küresel ısınma bir safsatadır; plastik kullanımına da geri dönüyoruz…”

-*-*-

Onlarca özgürlüğü kısıtlıyor; etrafına Nazi hayranı çok zengin iş insanlarını toplamış, gerçekten tüm insanlığı tehdit ediyor…

-*-*-

Eşi ile birlikte İspanya’da yaşam süren ünlü aktör Richard Gere, Trump nedeniyle dünyanın tehlikede olduğunu söyledi… Haksız değil…

-*-*-

Gere, "Halk ona oy verdi ve seçti ama durum düşündüğümden de kötü, şoke oldum. Yaptığı şeyin, seçim kampanyasında söz verdiklerinden çok daha kötü olduğunu düşünüyorum." dedi.

-*-*-

Sebebi ne isterse olsun; Doğu Akdeniz’de de alışılmışın belki biraz belki de çok ciddi boyutta ötesinde doğal olaylar yaşanıyor…

57 yıllık ömrümde hiç tanık olmadığım şekilde denizin çekilmesine tanık olabiliyoruz mesela…

-*-*-

Bazı doğal olayların ötesinde; yine dahili kapsamında olduğumuz bir takım siyasi gelişmeler yaşandığını da herkes konuşuyor…

-*-*-

Türkiye – Kıbrıs Cumhuriyeti ikilisinin; Yunanistan’ın desteği, İngiltere’nin de bilgisi dahilinde planlar hazırladığı apaçık bir gerçek…

-*-*-

Biz de bu coğrafya içerisindeyiz…

Dün de yazdık; evet maddi olarak her ne kadar tükenmek üzere olsak da buralardayız ama siyaseten yokuz…

Karar sürecinde, görüşme – ya da müzakere etme noktasında sıfırız…

-*-*-

Öyle ya da böyle dışlandık ve bundan huzursuzluk duymuyoruz…

Zerre umurumuzda değil…

-*-*-

Tıpkı Trump gibi, evet seçmenlerin belirlediği bir liderimiz var ve adamın tek ilgilendiği konu; bir kez daha partisinin cumhurbaşkanı adayı olmak ve Anavatan’ının desteğini almak!

-*-*-

Bir adet hükümetimiz var; evlere şenlik!

Yani anlatılanları, işittiklerimizi, öğrendiklerimizi bir dedikodu platformu kurup yazsak; ülkede dudak patlaması pandemisine sebep olabiliriz!

-*-*-

Bir kadın çıkıyor ve etrafındaki herkese bağırıp – çağırıp “benden izinsiz müdür ve müsteşar atayamazsınız” diyor!

-*-*-

Bakan değişiklikleri yapılacak; “Türkiye’den onay bekleniyor” deniyor!

Türkiye’nin buradaki dev şirketlerinden birinin, “Büyükelçi” değişiminde çok etkili olduğu söyleniyor!

-*-*-

Ve bu esnada, hepimiz – medyamızla hatta yasama ve yargımızla birlikte garip bir illüzyonla uyutuluyoruz; toplum sessizleştirilmiş ve kökten yok ediliyor…

Olsun!

Cebim dolsun!

Tamamdır!

-*-*-

Bir sabah uyandığımızda, “alın size çözüm” derlerse ve bu çözüm; mesela Trump denen salağın, Netanyahu denen katil manyağın ağırlığı ile “yazılmış”, Erdoğan reisin de işine gelmiş bir çözüm olur da Ersin Tatar’ın bunca yıldır  söylediklerini toptan silerse; bu arkadaşın ne diyeceğini doğrusu çok merak ediyorum!

-*-*-

Sevgili Yeni Zelanda; 57 yaşındayım, beni oralara almaz mısın?

Vatanmış, yurtmuş, toprak sevgisiymiş, Kıbrıs aşkıymış!

İçine etmeme bile gerek yok, çünkü zaten bu yazıda ismi geçenler yeterince etmişler!


Sağlık!

Sağlıkla ilgili tavsiye vermek, sağlıkla ilgili uzman olmayan birinin haddine olmamalıdır!

Belki de bu hayatta örneğin Kıbrıs ve Türkiye’de yapılan en ciddi hataların başında bu gelir…

-*-*-

Medeni bir ülkede, herkes, sağlıkla ilgili tavsiye vermez, veremez…

Hele çıkıp televizyon ekranından “şunu yapın, bunu yapın” de demez, diyemez!

-*-*-

Eğri oturun, doğru konuşalım; mesela Kıbrıs’ta yediden 77’ye herkes kesinlikle diyetisyendir, spor uzmanıdır hatta her ne kadar tıp eğitimi almamış ve yasal zorunluluk olan Tabipler Birliği’ne üyeliği yoksa bile size ilaç tavsiyesinde bulunur, “neneme çok iyi geldiydi, sen de dene” der!

-*-*-

Kimse parmağının arkasına saklanmasın; arkadaşına antibiyotik öneren çok ciddi sayıda insan tanıyorum!

-*-*-

Şimdi bu eleştiriyi yaptım ama utanmadan, üzerine sağlıkla ilgili bir şeyler yazmak istiyorum…

Efendim, “şunu yapın, bunu dört kez için, iki kez takla atın, namaz çok sağlıklıdır, beş rekat kılın” demeden, elbette bazı tavsiyelerim olacak; kendi kendimle çelişkiye düşüyor olduğumun farkındayım ama üzgünüm, kendimi tutamıyorum!

-*-*-

Sağlık her şeyin başıdır…

Son dönemlerde, babamı ve O’nunla aynı yaşlarda bir çok büyüğümüzü kaybettik…

Babam kadar sevdiğim hayatımın en büyük patronu Asil Nadir yaşamıyla mücadele ediyor…

-*-*-

Ama 80’li yaşlar bir yana; örneğin Cumartesi günü yine çok sevdiğim ve yıllardır “hayırsızlık”la birlikte bir kez olsun “n’apan Hülya abla?” diye soramadığım Hülya Yıltay’ı kaybettiğimizi öğrendim…

-*-*-

Ankara’da öğrenciyken, Hülya ablanın oğlu Ali bir yıl kadar bizimle aynı evde kaldı…

Hülya abla sık sık Ankara’ya gelirdi ve biz de nefis yemeklerinden, inanılmaz bir enerjiyle bütün evi pırıl pırıl etmesinden büyük keyif alırdık…

-*-*-

Bir yakınından öğrendiğime göre, Hülya Yıltay, bir ay kadar önce rahatsızlanmış ve hızlı gelişen rahatsızlıkla yaşamını yitirmiş…

Allah rahmet eylesin, evlatlarına, torunlarına, tüm sevenlerine başsağlığı dilerim…

-*-*-

Evet, sağlık her şeyin başında gelir.

Bir doktor arkadaşıma sordum; “… Düzenli kontroller yaptırmak şart” dedi…

-*-*-

Sevgili bağımsız vekilimiz Jale Refik Rogers geçtiğimiz hafta Sim Tv’de program konuğumdu…

Meme kanseri ile ilgili olarak düzenli kontrolün neden çok önemli olduğunu kendi yaşadığı tecrübeyle anlattı…

-*-*-

Aylardır son derece titiz bir şekilde devam ettiğim bir diyetisyenim var…

Son iki yılda, düzenli, yaşıma uygun ve kesinlikle doktorumun da tavsiyeleri ile yürüyüş yapıyorum, bisiklet sürüyorum…

Toplamda 35 kilo verdim…

145’ten 110’a düştü kilom…

-*-*-

Evet alkolü de çok çok azalttım…

“Kaç şişe içtiydim?”lerle değil, “iki duble”yi aşmamak hatta onu da sıfırlamakla uğraşıyorum!

-*-*-

Kesinlikle dengeli beslenmek, yeterli uyku almak ve egzersiz yapmak çok önemlidir.

Ve hepsinden önemlisi, bu ülkede en acı olan gerçek, “strestir”…

Bunları ben demiyorum, uzmanlar diyor!

Stresi yönetmek ve zihinsel sağlığımıza da dikkat etmek gerekiyor…

Peki nasıl?

Elbette profesyonel destek alarak…  

-*-*-

Ve inanın, sağlığımızı ihmal etmediğimizde daha enerjik, mutlu ve üretken olabiliriz…

-*-*-

Haaaa çok dikkat etmiştim, çok dikkat ediyordum, ediyordu, ediyorlardı…

Doktor, diyetisyen, psikolog – psikiyatrist desteği bu noktada çok önemli…

Kendi başımıza “ben bilirim”le olmaz!

Olmamalı!

-*-*-

Geç olmadan!

Hayat güzeldir…

Elbette üzüleceğiniz, strese girebileceğiniz çok şey yaşamışsınızdır…

Veya KKTC denen zamazingoda her şey artık “mutsuzluk” veriyor olabilir…

Ama hayat, sonuna kadar yaşanmalıdır…

Nazım Hikmet’in dediği gibi, “Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın…”


475765652-860413566134979-8879569175780238115-n.jpg

Kimse seni düşman olarak görmüyorsa, yeterince önemli değilsin demektir… Kimse seni tehdit olarak görmüyorsa, gücün yetmez demektir…  Kimse arkandan konuşmuyorsa, yeterince üstün değilsin demektir… Birileri senden faydalanıyorsa değerin var demektir… Yok hayır birileri seni izole ediyorsa, gücünden çekiniyorlar demektir… Seni taklit ediyorlarsa karizmatiksin demektir… İftira atıyorlarsa, onlardan çok öne çıkmışsın demektir… Dalga geçmeye çalışıyorlarsa eşsiz bir düşünceye sahipsin demektir… Birileri karşına çıkmayı deniyorsa onlardan üstün olduğun anlamına gelir. Karşılaştığın zorluklar senin öneminin yansımasıdır, göze çarptıkça sınanırsın, doğru yolda olduğunun ispatı olarak her engeli kucakla, zaferin garantidir… (Fotoğrafı ben çektim. Vasilya’da… Yazı ise internetten ALINTIDIR… Veya ÇALINTI da olabilir…)

Bu yazı toplam 3200 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar