1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Aman çözüm olmasın!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Aman çözüm olmasın!

A+A-

Müzakereler başlayacak mı?

Başlamasın – aman çözüm olmasın diye Kıbrıs’ın iki tarafında da “karanlıklar” hareketlenmiş durumda!

-*-*-

İki tarafın karanlık güçleri, karanlık tarihin her döneminde “bilerek ve isteyerek; hatta ciddi anlamda işbirliği yaparak” giriştikleri kışkırtma faaliyetlerine ağırlık verdiler!

-*-*-

Rum tarafında, “Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleden” bahseden “dedesinden – bubasından terbiye görmemiş – ders almamışlar” yine piyasaya sürüldü!

“Kıbrıs Yunandır” filmini vizyona koyuyorlar!

-*-*-

Bizdeki “kafadaşları”, “Kıbrıs Türk’tür” den bir miktar “Kıbrıs İslam’dır”a kaymış gibi görünse de, “… Bakın bunlarla yaşanmaz ha…” filmini tekrar tekrar yayınlıyorlar!

-*-*-

Enosis mi Şeriat mı?

-*-*-

Bizde mi?

Bizde her tür çözüme karşı olan “Vaaay efendim da asla şeriat tehlikesi yoktur”cular; Enosis tehlikesi ya da olasılığına asılırken, aslında bir yandan da gerçekten şeriat tehlikesinin “tıngırtısını” hissetmiyor değiller ki o da ayrı bir mesele!

-*-*-

Neyse!

Biz beş gün kadar tatili yapıp da televizyon programı yapmaz ve günlük yazı yazmazken; Rum tarafı dediğimiz Kıbrıs Cumhuriyeti adlı ülkenin “özgür” bölgesindeki Fileleftheros gazetesi, Cumhurbaşkanı Nicos Christodulidis ile söyleşi yaptı.

-*-*-

Başkan’ın açıklamaları dikkat çekiciydi…

Cenevre’deki son toplantı öncesine göre, şu anda üç önemli gelişme yaşanmakta olduğunu vurguladı…

Birincisi, yeni bir temsilcinin atanacak olması…

İkincisi, Temmuz sonlarında yeni bir buluşmanın programlanması ve kabul edilmiş olması…

Ve üçüncüsü, AB’nin liderlerinin BM Genel Sekreteri’ne yazdığı bir mektup…

-*-*-

Bu mektup bence diğer ikisinden daha önemli!

Çünkü AB, Türkiye için de çok önemli!

Ve Kıbrıs, AB’nin tam üyesi!

-*-*-

Nedir bu mektup?

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel’in “ortak kaleme aldıkları” bir mektup!

-*-*-

Von der Leyen ve Michel bu mektupta özetle diyorlar ki; “… Kıbrıs sorununa çözüm bulunacaksa – bunun nasıl bir çözüm olacağı kristal bir su kadar berrak şekilde açıktır, bellidir… (Federal çözüm diyorlar anlayacağınız…)”

-*-*-

Ve ayrıca aynı mektupta özetle deniyor ki; “… Ankara’nın AB ile ilişkileri konusundaki hırsları da bu sorunun çözümüyle bağlantılıdır…”

Yani bir şekilde deniyor ki, “Eyyyy Ankara, bu sorunu çözmezsen, gelme”…

-*-*-

Ve Nicos Başkan diyor ki, “… Cenevre’ye giderken, her üç gelişme konusunda Türk tarafının duruşu tersti, negatifti, olumsuzdu…”

-*-*-

Yani demeye getiriyor ki, “… Şimdi olumsuz değil ve bu da iyi bir gelişme…”

-*-*-

Eşit ve egemen devlet iddiası ne oldu peki?

Abiiiim canım, masaldı – hikayeydi o!

-*-*-

Şimdi o iddiadan vazgeçtik, baktık gördük ki, Kıbrıs meselesinde ELAM falan ne kadar kışkırtırsa kışkırtsın, bir mok olmayacak!

Dedik hadi başka açıdan meseleye dalalım, “baş örtüsüydü, tıngırdı, mıngırdı, sela okumayacak elektrik hırsızıydı” ufaktan bir kavgaya çekildik!

Aman çözüm olmasın!


Yeyin bir birinizi - Kıbrıs da başınızdan beytambal galsın!

Bayram nedir?

Sözlüğe bak!

Baktım!

1 - Ulusal ya da dinsel yönden önemi olan, kutsal sayılan ve ulusça kutlanan gün.

2 – (Mecaz) Bir olayı anmak ereğiyle yapılan gösteri ve eğlencelerden oluşan tören.

-*-*-

Kutlanan gün!

Kutlama!

Eğlence!

-*-*-

Neyi kutluyoruz ki?

Dinimiz açısından önemli bir günü mü?

Hangi din?

-*-*-

“Ben bunların cenaze namazını kıldırmam” diyen bir din adamının dincilik yaptığı dinin bayramı mı olur?

Kin?

-*-*-

İslam’ı bilen, “kin” güder mi?

Kin tutar mı?

-*-*-

Haaa ortada iki taraf mı var?

Doğrudur!

İki taraf var!

Olabilir, olur da!

Ve herkes taraf!

-*-*-

O haklı – bu haksızı bırak kardeşim!

O sonradan yerleşik, öteki önceden yerleşik meselesine de gerek yok!

-*-*-

Yalan, provokasyon, manipülasyon en tehlikelisi!

Arabistan yalellisi!

Çifte tehlikelisi!

-*-*-

İyi yaşa!

İster örtün, ister açıl!

İyi yaşa!

Çalma!

Öldürme!

Suçlama!

-*-*-

Çalış!

Vergi öde!

Geleceğime müdahale etme!

Misafirsen misafirliğini bil; kültürün sana kalsın, benimki bana yeter!

Haaa bir de gidecek yerim yok; senin çok!

Beni de gaza getirip, “Madımağa güle güle, oraya yakışırsın ey yobaz” dedirtme!

-*-*-

Sev!

Say!

 

-*-*-

 

Allah mı?

Kuran mı?

Size “sevin” diye emrediyor!

Hatta “düşmanınızı bile” diyor!

Hatta ve hatta kin güdenlere, “Kininizden çatlayın!” diye ekliyor!

-*-*-

Bayram mı?

Kutlama mı?

Neyi kutluyoruz?

Sorun kendi kendinize!

Herkes bir sorsun!

-*-*-

Bir de birlikte kutlayacak “yakın” da kalmadı!

Bizim nesil, neredeyse bayramı mezarlıklarda geçirdi!

Amma çok kalabalıklaştık orada!

-*-*-

Eskiden, bir nenemin mezarına istesem de gidemezdim; Tera’da kaldı!

Ötekisi ve bir dedem Limnidi’de; bir Fatiha ikisine, tamamdı!

-*-*-

Ve bir dedem Lefkoşa’daydı, oysa tek arzusu, köyünde ölüp, nenemin yanına gömülmekti!

Bölünmeden önce!

Bölündükten sonra!

Şimdi bir tarafta – çaldığımız topraklarda yeniden bayram oldu!

Bayramımız çok!

-*-*-

Babamı, iki dayımı, tek amcamı, bir halamı “ziyaret” edeceğim diye, neredeyse üç günlük tatil yetmedi!

Bayramımı kutlayacak çocuklarım mı?

Onları da sayenizde kovduk!

-*-*-

Neyse!

1 Nisan!

2025!

Şaka günü!

Şaka gibi bir devlet!

Şaka gibi kutlamalar!

Benim devletimin yarısının ortağıyım ve ortağı olduğum devlet de 1 Nisan’ı “EOKA”dan falan, bilmem ne günü olarak kutluyor!

Hep şaka!

Hepsi şaka!

Haaa bir de dini bayramımızın son günü!

-*-*-

Ma ne bayramı be!

Delirttiler bizi dibelik!

Haliyle bize her gün bayram!

-*-*-

Bir de şeyi unutmayalım, ben dedemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken!

Beğenmeyen Güney’e demiş tıngır mıngırın “gıcırtı”sı!

Neyse!

“Kıbrıslı Türklere ölüüüüüm!”

Kaç kişi kaldık ki öldüreceksiniz?

En fazla 10 bayramlık Kıbrıslı Türk kalmıştır!

Haliyle, şimdiden 20 Temmuz ve 15 Kasım bayramlarınız da kutlu ayrıca mutlu ve hatta bol ganimetli olsun!

-*-*-

Not: Bayram namazını kılamadım! Çünkü en yakınımdaki iki camiye gittim, yer yoktu Maşaallah ki bunun 1974 sonrasının şahane zaferinin ispatı olduğu konusunda şikayetim yoktur!

ELAM’cı deliler de Larnaka’da eylem yapıp, “Kıbrıs Yunandır” demiş!

-*-*-

Sahi, birileri diyor ki, “Kıbrıs Yunandır defolun!”; birileri diyor ki “Burası İslam’dır defolun!”…

Kavgadan yana değilim; birileri çıksa keşke, örneğin Yeni Zelanda’dan olabilir; bizi gemilere yüklese; Limasol ya da Mağusa limanlarından birinden el sallasam tıngırlara, mıngırlara, ELAM’cı hollolara; “yeyin bir birinizi, Kıbrıs başınızdan beytambal galsın” diyerekten!

-*-*-

Ve geminin kaptanı da ben el sallarken, borusunu öttürse “zaaaart” diye!

-*-*-

Yeni Zelanda çok mu uzak?

Ceberrutlar ve cenabetlerden müteşekkil Ada’dan ne kadar ırak; o kadar rahat!


volkankonak-banner-1024x1024.png

Çok sevdik… Çok erken kaybettik… Volkan Konak, huzur içinde uyu… Şarkıların susmayacak…

Bu yazı toplam 1641 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar