Çatışma mı, Birlikte Varoluş mu?
Tarih boyunca bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış, doğal güzellikleri ve kültürel mirası ile paha biçilemez bir adada yaşıyoruz. Adamızın bir çok kendine özgün simgesi mevcut, yıllar içinde ülkemizin doğusu eşeklere, batısı ise muflonlara ev sahipliği yapıyor. Karpaz’da özgürce dolaşan bu sevimli hayvanlar adamızın kültürel mirasının da bir parçası. Zaman zaman bu güzel gözlü canlıların başına gelen olaylar onların geleceğini tehdit ediyor.
Her Karpaz gezimizde yolumuzu kesip “haraç” isteyen Kıbrıs Eşekleri, 4000 yıl önce evcilleştirildiği ve Afrika yaban eşeği familyasından geldiği bilinmektedir. Sanayi devrimi öncesinde Kıbrıslı çiftçilerin sadık dostu olan bu güzel canlılar, ulaşımın yanı sıra, zeytin, üzüm, harnıp ve tahıl hasadı zamanlarında ürünleri taşımak için kullanılıyorlardı. 1970’li yıllarda adamızda modern tarım araçlarının yaygın olarak kullanılması ile çiftçilerin bu sadık hayvanlara olan ihtiyacı azalarak ortadan kalktı. Birçok eşek kendi hallerine doğaya bırakıldı.
Günümüzde Altın Kum Sahili tarafında yaşayan bu eşekler bölgede kendi ekosistemlerini oluşturmuş durumdalar. Dipkarpaz Milli Parkı teller ile sınırları belirlenmiş ve hür eşeklerin bu sınırın dışına çıkmaması için önlemler alınmaya çalışılmıştır. Buna rağmen çok sayıda eşek gerek tarım arazilerinde gerekse yollarda dolaşır durumdalar. Dönem dönem milli park dışına çıkan ve/veya dışarıda çoğalmış eşekler telli alana taşınmıştır ancak gazetelere yansıyan haberler gösteriyor ki başarılı olamamışız.
Adamızın en tanınan sembollerinden biri olsalar da kontrolsüz nüfus artışı bazı sorunları beraberinde getirdi. Bölge halkının tarım alanlarına ve ağaçlara zarar verdikleri gerekçesi ile sık sık sitem ettiklerini biliyoruz. Bu sitemleri doğru zamanda dikkate alarak adım atamayan yönetimler sonrasında ise hafta başında 14 eşeğin silah ile vurularak öldürülmesi gündemi karşımıza geldi. Bu vahşi olay toplumumuzda büyük bir infiale neden oldu.
Kıbrıs Eşeklerimizin korunması sadece hayvan hakları örgütlerinin, çevrecilerin veya devletin görevi değil, aynı zamanda tüm toplumumuzun da sorumluluğunda olan bir konudur. Hür eşeklerin yaşam alanlarına yakın yerleşim bölgelerindeki yerel halkın bilinçlendirilmesi sorunun çözümü açısından çok önemlidir. Eşeklerin zarar vermemesi için telli alana ivedilikle taşınmaları ile tarımsal alanlara zarar vermelerinin önüne geçilecektir. Alternatif su ve yiyecek kaynaklarının sağlanması da alınması gereken önlemler arasında olmalıdır.
Yetkililerin de bu konularda daha fazla irade ortaya koyması gerekiyor. Hayvan hakları yasalarının sıkı bir şekilde uygulanması ve tüm hayvanlara yönelik şiddet olaylarının ağır şekilde cezalandırılması gerekmektedir.
Kıbrıs eşeklerini sadece korumamız gereken bir miras olarak görmek yerine sürdürülebilir bir ekonominin parçası haline getirebiliriz. Özelikle ekoturizm kapsamında eşek safarileri düzenlenebilir, Karpaz bölgesini ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin bu eşekler ile daha kontrollü ve sistemli vakit geçirmeleri sağlanabilir. Bunun yanında son yıllarda eşek sütü sağlık ve güzellik sektöründe büyük bir popülerlik kazanmıştır. Doğru planlama ve yönetimle eşek sütü ve eşek sütünden üretilen kozmetik ürünlerin üretimi sayesinde, bölgedeki çiftçiler ve girişimci gençler için yeni gelir kaynağı oluşturulabilir.
Adamızın kültürel ve doğal mirasımızın önemli bir parçası olan eşeklerimize sahip çıkmak sadece bir hayvan türünü değil, Kıbrıs’ımızın kimliğine de sahip çıkmamız anlamına gelmektedir. Eğer ivedilik ile doğru adımlar atılırsa hem eşeklerimiz doğanın içinde özgürce ve güvenle yaşamaya devam edebilir hem de ekoturizm açısından ülkemize büyük bir katkı sağlayabilir.
Bu konuda detaylı bir koruma planı oluşturulmalıdır. Devlet desteği ile birlikte yerel halkın da bu süreçte aktif rol alması mutlaka sağlanmalıdır. Eşeklerin doğal ortamlarında güvenle yaşayabilmesi için daha çok su ve yem istasyonları kurulmalı, veteriner hizmetleri sağlanmalı ve popülasyon kontrolü için üniversitelerimizden bilimsel destek talep edilmelidir. Tüm paydaşlar bu konuda sorumluluk alıp üzerine düşen görevleri yaparsa, Kıbrıs eşekleri geçmişimizin hatırası olarak kalmayacak, geleceğimizde de adamızın sembollerinden olmaya devam edecektir. Daha güzel bir Kıbrıs Mümkün…