1. YAZARLAR

  2. Aslı Murat

  3. Çocuk Hakları ve İnanç Özgürlüğü Dengesi ile Siyasal İslam Dayatması Semboller
Aslı Murat

Aslı Murat

Çocuk Hakları ve İnanç Özgürlüğü Dengesi ile Siyasal İslam Dayatması Semboller

A+A-

Eğitim, bireyin özgürleşmesini ve eleştirel düşünme becerileri kazanmasını sağlayan en temel alanlardan biridir. Ancak günümüzde dini, siyasete alet eden kesimlerin yarattığı eğitim sistemleri, bireyi özgürleştirmek yerine belirli normlara göre şekillendirilmek istenmektedir. Bunun en somut örnekleri; son günlerde zuhur eden sosyal medya trollerinin, Tıngır isimli şahsiyetin ve kimi din görevlilerinin, kültürel ve inanca dayalı değerlerimize yönelik saldırılardır.

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların üstün yararını korumayı esas alır. Çocukların kendi fikir, inanç ve vicdani kanaatlerini oluşturma sürecinde özgür bir ortamda büyümeleri gerekir. Evet aileler çocuklarının yetişmeleri konusunda söz sahibidir ama devlet de objektif kriterleri gözeterek, bazı durumlarda ailesine rağmen çocuğu güçlendirmelidir. Özellikle çocukların ihmal, istismar ve yoksulluk başta olmak üzere maruz kaldıkları her türlü zarara karşı korunması, sosyal devletin en baş görevleri arasındadır. 

Ortaöğretimde dini sembollerin teşviki, çocukların belirli bir inanca yönlendirilmesi riskini taşır. Henüz kendi inancını bağımsız bir şekilde oluşturamayacak yaşta olan çocuklar için bu durum, sosyal baskı oluşturma potansiyeline sahiptir.

Bu baskı yalnızca aileden gelmeyebilir; okul ortamındaki uygulamalar veya akran baskısı da belirleyici olabilir. Belli bir inanca dayalı kıyafet kullanımının ilk-ortaöğretim okullarında normalleştirilmesi, dini inanca sahip olmayan veya farklı inanca mensup öğrenciler üzerinde de ayrımcı bir etki yaratabilir.

Tarafsız Bir Eğitim Ortamının Temeli Bilime Dayanır

Laiklik, devletin ve kamusal alanın tüm dini inançlara eşit mesafede durmasını gerektirir. Ancak bu ilke, sıklıkla yanlış anlaşılmakta ve siyasallaştırılmaktadır. Laikliğin esas amacı, bireylerin dini inancını serbest bir şekilde seçebileceği ve devletin bu sürece müdahale etmeyeceği tarafsız bir ortam yaratmaktır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, laikliği devletin tarafsızlığını korumanın bir yolu olarak görmektedir. Kimi ülkelerde, ortaöğretimde dini sembollere izin vermemesi, devletin eğitim ortamındaki tarafsızlığını teminat altına alma amacıyla uygulanan bir politikadır.

Ancak, burada kritik bir ayrım yapmak gerekir. Laiklik, bireyin kendi iradesiyle dini inançlarını yaşamasını engellemek anlamına gelmez. Ancak devletin, çocuk yaştaki bireylere özerk bir şekilde karar verebileceği bir ortam sunması da bir zorunluluktur.

Özgür ve Eleştirel Düşünceye Sahip Bireyler Yetiştirmek

Eğitimin temel amacı, bireyleri özgür, eşit ve eleştirel düşünme yeteneğine sahip yurttaşlar olarak yetiştirmektir. Ortaöğretimde dini sembollerin kullanılmasının teşviki, çocuk hakları ve eğitimde tarafsızlık ilkesi açısından sakıncalıdır.

Tabi ki meseleyi sadece kılık - kıyafet temelinde ele almamak gerekir. Belki de en net tuzaklardan biri de budur. Zamanı gelmişken toplum olarak sorunun kökenine yönelik talepleri de yükseltmek önemlidir. Bu doğrultuda: Mili Eğitim Bakanlığı’nın vakit kaybetmeksizin müfredata zorunlu insan hakları dersi eklemesi, zorunlu din derslerini seçmeli ve her türlü inancı içerecek şekilde felsefi bir boyuta kazandırması gerekir.

Eğitim sisteminin tüm inançlara eşit mesafede durmasını sağlamak için ortaöğretimde dini sembollerin kullanılmaması, özellikle siyasal İslam’ın müdahale alanı bulduğu bizim gibi ülkelerde bir zorunluluk olarak değerlendirilmelidir.

Ancak, yetişkin bireylerin kendi iradeleriyle dini inançlarını yaşamalarının korunması da demokrasinin ve insan haklarının bir gereğidir. Gerçekten özgür bireyler yetiştirmenin yolu, devletin tarafsız bir eğitim sistemi sunmasından geçer.

Bu yazı toplam 781 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar