1. YAZARLAR

  2. Cenk Mutluyakalı

  3. Eşitsizlik bin defa yakıyor
Cenk Mutluyakalı

Cenk Mutluyakalı

Eşitsizlik bin defa yakıyor

A+A-

Asgari Ücret artışı hayat pahalılığı oranının gerisinde kalınca, “beğenmediniz mi, güneyde de bin euro” dediler.

Mesele ücret değil, alım gücü ve yaşam kalitesi, halen anlamıyorlar.

Güneyde “Genel Sağlık Sigortası” da var.
Hekime istediğiniz zaman erişim…
İlaçların neredeyse tümü sigorta kapsamında…

Güneyde kamusal eğitimin süresi çok daha uzun ve çalışanların yüzde doksanı çocuklarını devlet okullarına gönderiyor, özele değil…

Üstelik bin euro asgari ücret şimdi değil iki yıl önce belirlenmiş orada...

***

Geçen sene toplamda Hayat Pahalılığı oranı yüzde 53 oldu ya…
Eğitimde bu oran yüzde 99.3…
Sağlıkta yüzde 73.13…

Hem eğitim hem de sağlık “kamusal hizmet” güya ve ücretsiz!
İkisi de dökülüyor…

Ne altyapı var ne kaliteli hizmet, ne de sağlık ve eğitimde tam gün erişim sağlanabiliyor.
En pahalı elektriği ve interneti kullanıyor, sağlık ve eğitim için de hep daha fazlasını ödüyoruz.

İşte o nedenle ekonomiyi değil maaşları büyütmeye odaklanıyoruz. O da kamu görevlileri için geçerli oluyor yalnızca… Gelir dağılımındaki adaletsizlik büyüyor böylece...

***
Bir yönetim düşünün ki, kendi kurumu hayat pahalılığını yüzde 11.12 oranında hesaplıyor, ancak bunu asgari ücrete yüzde 7.5 olarak yansıtıyor.

O yaralayıcı gerçek bir kırbaç gibi çıplak sırtımıza yeniden saplanıyor: Özel sektör emekçisi bu ülkede insan değil!

Öyle ya…
Karar vericiler “asgari ücret” ile yaşamıyor çünkü…
Özel sektör çalışanı da değil hiçbiri…

Kamuda hayat pahalılığı oranı üzerine çıkan ödeme sisteminin korunması için kapılar kırılırken, özel için “açlık sınırı” üzerinden dönüyor hesaplar…

Bu ayrımcılık nasıl bir utanç öyle…

***

Asgari Ücret”in gerçek tanımı “özel sektör maaşı”dır.
Pratiğe yansıması böyledir.

Bir de sosyal yatırımların hangi maaş üzerinden yapılacağını anlatır asgari ücret…
O nedenle pek çok doçentin bile yatırımı “asgari ücret” üzerinden yapılır…
Bunu en iyi başaranlara “ödül” verilir, ceza yerine (!)

İşçinin geçinemeyeceği, işverenin ödeyemeyeceği ücretle özel sektör giderek kayıt dışı öğrencilerin, yasadışı ikinci iş yapan kamu çalışanlarının, yarı zamanlı istihdam edilen gençlerin ve açıkça sömürülen yabancıların çalıştığı bir alana dönüşüyor.

Gençlerimiz başka ülkelere göç ediyor diye övünen Eğitim Bakanı”ndan sonra işçileri güneye gönderen bir Çalışma Bakanı Müsteşarı var şimdi…

Ahaliyle dalga geçiyorlar resmen…

***

Mesele asgari ücretin bin euroya gelmesi değil gelir adaletsizliğinin ve eşitsizliğin büyümesi, alım gücü ve hayat kalitesinin gerilemesidir, buna anlamıyorlar…

Daha önce de yazmıştım.
Şimdi daha da derinleşiyor uçurum…
Bir kamu çalışanının “Hayat Pahalılığı” üzerinden hesapladığı maaş artışı” rakamı, bir özel sektör çalışanının tüm maaşına denk geliyor.

Eşitsizlik bin defa yakıyor.

 

Bu yazı toplam 712 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar