
Feminizm ve Feministler
Bugün feminizm ve feministler hakkında konuşalım. Çünkü uzun süredir feminizm üzerine yapılan yanlış yorumlar aklımın bir köşesinde dolanıp duruyor.
Bugün feminizm ve feministler hakkında konuşalım. Çünkü uzun süredir feminizm üzerine yapılan yanlış yorumlar aklımın bir köşesinde dolanıp duruyor. ‘Feministler, erkek düşmanı’ diyenler, ‘feminizm çok abartıldı, gereksiz’ diye ahkam kesenler, ‘ama zaten kadınlar eşit, daha ne istiyorlar?’ sorusuyla konuyu kapatanlar. Biraz kafa yoralım ve bu yanlış bilgileri birlikte düzeltelim.
- ‘Feministler erkeklerden nefret eder’
Feminist kişileri, ellerinde mızrakla erkekleri kovalamaya hazır savaşçılar gibi hayal eden insanlar var. Halbuki, feminizm bir nefret hareketi değil, eşitlik üzerine kurulu bir düşünce sistemidir. Feministler, cinsiyet eşitliğini sorgular ve bu eşitsizlikten zarar gören herkes için eşit haklar ister. Evet, herkes için.
- ‘Feminizm gereksizdir, kadınlar zaten eşit’
Bu, ‘ağaçları korumaya ne gerek var, zaten ormanlarda yeterince ağaç var’ demek gibidir. Şimdi eşitlik var mı bir bakalım. Dünya genelinde her 3 kadından 1’i şiddete uğruyor. Maaş farkı hala birçok ülkede mevcut. Kadınlar siyasette, bilimde, ekonomide yeterince temsil edilmiyor. Liste uzar da uzar. Öyleyse feminizm hala gerekli mi? Evet!
- ‘Feministler, kadınları üstün görmek istiyor’
Şöyle bir sahne hayal edelim. Bir feminist kürsüye çıkıyor ve haykırıyor, ‘Dünya kadınlara kalsın, erkekler Mars’a sürgüne!’ Gerçek hayatta böyle bir şey olabilir mi? Hayır. Çünkü feminizm, kadınların üstün olmasını değil eşit olmasını ister. Kadınları tarih boyunca baskılayan sistemlerin değiştirilerek herkese adil bir yaşam sunmayı amaçlar. Yani mesele bir cinsiyeti diğerinden üstün kılmak değil, aksine herkesi adil şartlara taşımaktır.
- ‘Feminizm yalnızca kadınları ilgilendirir’
Feminizm, yalnızca kadınların meselesi değildir. Erkekler de patriyarkal (ataerkil) sistemin getirdiği baskıdan etkileniyor. ‘Ağlama, erkekler ağlamaz’ diyen kimin sesi? Toplumun. ‘Erkek dediğin güçlü olur, duygularını belli etme’ baskısı erkeklerin psikolojik sağlığını olumsuz etkiliyor. Feminizm, işte bu yanlışları da sorguluyor. Erkeklerin de duygularını yaşayabilmelerini, baba olduklarında aktif olarak ebeveynlik yapabilmelerini, kadınlarla eşit haklara sahip olmalarını destekliyor.
- ‘Feminizm aileyi yıkıyor’
Feminizm, ‘kadınlar mutfaktan çıkıp iş hayatına atılırsa aileler parçalanır’ gibi korkuyla suçlanıyor. Oysa gerçek şu ki feminizm kimseyi ‘evde oturma’ ya da ‘çalışmak zorundasın’ diye zorlamıyor. Tam aksine kişilerin kendi seçimlerini yapabilmelerini savunuyor. Eğer bir kişi çalışmak istemiyorsa bu kendi kararı olmalı. Eğer çalışmak istiyorsa önüne engel konulmamalı. Aileyi yıkan şey eşitsizliktir, feminizm değil.
- ‘Feministler sürekli öfkeli ve neşesizdir’
Feminizm denince aklınıza kaşlarını çatmış, bağıran, asık suratlı kişiler gelebilir. Çünkü toplumun ve medyanın bize çizdiği feminist profili bu şekildedir. Fakat gerçek hayat böyle değildir. Feministler de güler, eğlenir, dans eder, espri yapar. Evet, öfkeli olmak haksızlığı karşı durmak anlamına gelebilir ama bu sürekli mutsuz olmak demek değildir.
Feminizm ne değildir? Feminizm bir ‘kadın kulübü’ değil. Bir tür ‘erkek düşmanlığı’ hiç değildir. Feminizm, eşitlik talep eden bir harekettir. Hepimiz için daha adil bir dünya yaratmayı amaçlayan bir düşünce sistemidir. Eğer bir gün herkesin eşit olduğu, toplumsal cinsiyet rolleriyle kimsenin kısıtlanmadığı bir dünyada yaşarsak belki o zaman feminizm ‘gereksiz’ hale gelir. Ama o zamana kadar? Yanlış bilinenleri düzeltmeye ve eşitliği savunmaya ne dersiniz?
Uzm. Nilsu Atıcı
Aile Danışmanı/Cinsel Danışman