1. YAZARLAR

  2. Halil Karapaşaoğlu

  3. Gıbrıs’da Türkiyeliler Yerleşimcidir?
Halil Karapaşaoğlu

Halil Karapaşaoğlu

YENİDÜZEN PAZAR

Gıbrıs’da Türkiyeliler Yerleşimcidir?

A+A-

Göçmenler ve yerleşimciler arasındakı eñ önemli farglardan bir danesi göçmennerin başga bir ülkeye daşınırkan diaspora olarag hayadlarnı devam eddirmesi, yerleşimcilerin ise “gendi” ülkelerine daşınmalarıdır. Yerleşimciler diaspora olarag toblanmazlar (Veracini, 2010, syf.3). Göçmenler gendi kültürlerni, geleneglerni devam eddirmeg için birligde yaşamaya çalışırlar. Gendi kültürlerni, geleneglerni gaybedme tehlikesi içindedirler. Yerleşimcilerin ise gendi kültürlerni ve geleneglerni giddigleri ülkede gaybedme gibi bir durumları yogdur. Tam tersi giddigleri yerde egemen olan gendi kültürleri ve gelenegleridir.

Göçmenlig, egemen olmama (nonsovereign) hallerini çeşidli formlarda kabsamagdadır (Veracini, 2015, syf.35).  Yerleşimcilerin ise giddigleri tobraglarda egemen olmama gibi bir durumları söz konusu deyildir. Yerleşimciler da göçmenler da farglı bir ülkeye göç ederler ve oraşda galıcı olarag galırlar. Fakad yerleşimciler özel göçmenlerdir. Onlar ilerlerkana fedederler. Mamdani’nin işared eddiyi gibi, onnar fetih üzerinden tanımlanırlar. Yerleşimciler politikal düzenin gurucularıdırlar. Egemenliglerni birligde getirirler. Göçmenner ise halihazırda gurulmuş politig bir düzenle yüzleşirler. Yerleşimciler yerli halkın mülksüzleştirilmesinden fayda sağlarkan, olmakda olan mülksüzleşdirme sürecine da kadgı sağlarlar. Göçmenler doğuşdan gelen bir aid olma haggına sahib deyildirler. Hagları şardlara bağlıdır. Onnarın yer deyiştirmeleri egemenliyin egsigliyi ile tarif edilir (Veracini, 2015, syf.40). Göçmenler giddigleri ülkede hiçbir yedgiye sahib deyildirler. Göç eddigleri ülkede belirleyici olamazlar. Yerleşimciler ise yabancı bir ülkeye deyil gendi anayurdlarının parçası gabul edilen bir yere giddiglerinden dolayı giddigleri yerde söz sahibi onnardır.   

Yerleşimciler sisdematig olarag yerlilerin egemenliglerni reddederler. Göçmenler ise garşılaşdıgları egemenliyi gabul edmeg durumundadırlar (Veracini, 2015, syf.41). Yerleşimciler yerlilerin egemenliglerni ortadan galdırmag için sömürgecinin bir parçası olarag fededilen tobraglara geldiglerinden yerlilerin egemenliklerni inkar edmegdedirler. Yerlilerin fededilen tobraglarda egemenliklerni gabul edmeleri onnarın gasbcı olduğnu gendilerne hatırlatacagdır. Göçmenler ise böyle bir güç ilişkisinin içinde egemenlig kavramıyla ilişgi içine girmeleri mümkün deyildir. Bunun tersine göç eddigleri ülkede egemen olanın egemenliynin altına girmeg zorundadırlar.

Bunun yanında göçmenler ve yerleşimciler arasındaki farg “igdidarla” yani sömürgeci arasındakı ilişgidir. Sömürgeci yerleşimcileri giddiyi ülkede bir hegemonya “aracı” olarag gullanmagdadır. Sömürgeci gendi kültür, ekonomig ve siyasi bakış açısını yerleşimcilerle birlikde inşa eder. Bunun yanında sömürgecinin taşıdığı nüfus yerleşimcilerin anavatanı olduğundan, sömürgecinin hag ve menfaadlerni sömürdüğü ülkede koruma misyonunu da daşır. Sömürülen ülkede yerleşimcilere ekonomig, siyasi ve kültürel alanlarda çeşidli imtiyazlar (privilege) tanınır.

Yerleşimci, sömürgecinin bir egemenlig “aygıtı”na (apparatus) dönüşdüyü için sömürgeci yerleşimcilerle olan ilişgisini koparmaz hadda bu ilişgiyi oluşduracag aracıların gurulmasında bizzad agdif rol üstlenir. Sömürgecinin aygıtı olan yerleşimciler arasında sömürgeci tarafından köbrüler gurulur. Bu köbrüler yerleşimcilerin “bilincini” sömürgecinin hag ve menfaadlerni koruma yönünde şekillendirmeye yöneligdir. Özelliynan yerleşimcilere tanınan imtiyazlar sayesinde yerleşimcilerin gendi anayurdunun hag ve menfaadlerni korumag için daha da çog mücadele eder. Bu imtiyazlar onun sömürge ülkesinde galması ve bu tobrakları terg edmemesi için gendisine verilir. O da gendisine bu imtiyazlar üzerinden bir yaşam gurar. Elde edmiş olduğu yaşamı sömürgeciye borçludur. Bu yaşamı da gaybedmemeg için elinden ne gelirse yapar.

Göçmenler gendi anayurdundan ayrılırkan, gendi yurdundakı “devletle”le çok daha farglı bir ilişgi içine girmegdedir. Göçmenler gendi ülkelerinde yaşadıgları mağduriyedlerden dolayı ülkesini terkederkan, giddigleri ülkelerde kesinlikle herhangi bir “imtiyazla” garşılaşmazlar. Gendi anayurdlarıyla gurdugları ilişgi politig bir zeminden oluşmaz. Yani bir göçmen gendi ulus devletinin hag ve menfaatlernin giddiyi ülkede yaymag, örgüdlemeg ve korumag gibi bir kaygı içinde olmaz. Bunu yapdığı tagdirde zaten göç eddiyi ülkede sınır dışı edileceyni bilir. Bunun zemininin olmadığnın farkındadır. Göçmenin göç eddiyi ülkede kuracağı hayad, gendi anayurdunun gendisine sağladığı imkanlardan oluşmaz. Bundan dolayı gurmuş olduğu yaşam göç eddiyi ülkede elde edmiş olduğu kısıdlı imkanlarnan sağlanmışdır.

Yerleşimciler yer değişdirirkan gendi anayurdunun parçası gabul edilen başka bir yere giddiynin farkındadır. O yüzden giddiyi tobraglar “gendininmiş” gibi hareked eder. Göçmenler ise göç eddiyi tobraglarda böyle bir özgüven içinde deyildir. Tam tersi giddiyi tobraglara alışmaya adapde olmaya çalışır.

Yerleşimci doğduğu andan itibaren kişisel erdemlerinden ya da gerçeg sınıfından bağımsız bir niteliğe sahip olur. Deyerleri egemen olan ve gendisinin da katıldığı sömürgeciler grubunun bir parçasıdır. Sömürge onun gelenegsel tatillernin, hadda dini tatillernin ridmine uyar, gendi ülkesininkilerdir; anıdlar üzerinde dalgalanan onun ulusunun bayrağı, toblumsal iletişimi sağlayan onun anadilidir. Hadda geysileri, agsanı ve tavırları bile eninde sonunda sömürgeleştirilen tarafından taglid edilecegdir (Memmi, 2021, syf.63).

            Türkiye 20 Temmuz 1974’den itibaren Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlig alanını işgal edmişdir.  İşgalin hemen ertesinde portakal, fabrika ve turizm işçilerini Türkiye’den Gıbrıs’a getirmişdir. Şubat 1975 yılından itibaren Anadolu’nun farglı bölgelerinden binlerce insanı Gıbrıslıların silah zoruynan boşaldmag zorunda galdığı evlere yerleşdirmişdir. Hiçbir insan yüzlerce yıldır yaşadığı tobragları gendi gendine tergedmez. Bu korkunç bir insan haggı ihlalidir. Yerinden zorla govulmuş insanlarmızın yurdlarına evlerine geri dönme haggı insan haggıdır. Yerleşimciler ve Türgce gonuşan Gıbrıslılar, “en aydınları” bile bunnarı dile getirmegden gaçar. Bunun sebeblerinden biri 74 işgaliynan birligde elde edmiş oldugları yeni mülkiyed ve sosyal ilişgilerdir. Diyeri da sömürgeci devletin gendilerine uygulayacagları baskıdır. Bilirler ki eyer bu olursa ya da bunu dillendirirlersa 74’ün yaraddığı imtiyazları gaybedecegler. Bu hepimiz için bir utançdır. Aramızda istisnalar vardır. Ancag onnar bir avuç insandırlar. Bu hakikadla hesablaşmalıyıg! Yerleşimcilere, Gıbrıslılara aid olan evler, araziler verilmişdir. Kimlig verilmişdir. Yurddaş yapılmışdır. Örneyin, Soykan’ın belirdiyine göre 1975’de getirilen Ahmet Öden isimli yerleşimci Adana’dan geldigden sadece iki hafda soğra Kıbrıs Cumhuriyeti Otonom  Kıbrıs Türk Yönetimi kimlig kartı almışdır (Soykan, 2019, s.184). Bu bir skandaldır. Bir başga skandal ise Öden’in doğum yerinin kimlik kartında Lefgoşa olarag gösderilmesidir. 1974 yılından soğra ilg seçimler 20 Haziran 1976 yılında yapılmışdır. O tarihde yerleşimcilerin yoğunlugda olduğu 39 yerleşim yerinden 22’sinde seçmen gayıdları vardır (Özekmekçi, 2020, syf.163). Yerleşimciler geldigden kısa bir süre soğra vatandaşlıg alarag seçme ve seçilme haggına sahib olmuşdur. Yerleşimciler, 1978 yılında Selahattin Öztokatlı tarafından ilg olarag Demograt Parti, Özer Ergene tarafından da Islah ve Refah Partisi gurmuşdur (Özekmekçi, 2020, syf.171). 1981 Parlemento seçimlerinde yerleşimcilerden oluşan Türk Birliği Partisi %5.5 oy alarag başganı olan İsmail Tezer Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin parlementosuna girmişdir (Hatay, 2005 syf.26).  Tezer, 11 Temmuz 1981’de yabdığı açıglamada "Arzum Türkiye'yle birleşmektir. Türkiye'ye tabi, bağımsız bir devlet de olabilir" açıglamasını yabdı (Tezer "İşçişleri, 1981). Eski sivil savunma uzmanı olarag adaya getirilen Aytaç Beşeşler ise Denktaş'ın KKTC kurucu meclisine sogduğu 10 gişiden biriydi. Girer girmez da Turizm bakanı olduydu (Hatay, 2018). Beşeşler, 1984 yılında Elçi İnal Batu’nun emriynan Yeni Doğuş Partisini gurmuşdur.  Göçmenler göç eddigleri ülkelere gelirkandan vatandaş yapılmaz. Kimseye ev, tobrag, arazi, bahçalar verilmez. Hiçbir göçmen göç eddiyi ülkede iki üç sene soğra milletvekili olmaz. O ülkede gelir gelmez bakan yapılmaz. 1982 Hatay doğumlu Bertan Zaroğlu okumag için geldiyi Gıbrıs’da  2010 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi’nden mezun olurkan, 7 Ocak 2018’deki seçimlerde milletvekili olmuşdur. Öğrenci olarag başga bir ülkeye gelen biri dünyanın neresinde 8 yıl içinde yurddaş olacag soğra o ülkenin parlementosuna gireceg?

            Siyased kişilerin eyliyi, kötülüğü üzerinden şekillenmez. Elbedda bireyin edgisi vardır. Siyased ama özelliynan Marksizm yapılar ve bu yapıların birbiriynan olan ilişgilerni inceler. İgdidarın üretim araçları ve igdidarın kidlelernan ilişgileri yeñi bir toblumsal formasyonu oluşdurur. Lefgoşa ne Berlindir ne Londradır ne da Ankaradır. Lefgoşa sömürgeleşdirilmiş bir kenddir. İnsan kavramlar üzerinden düşünür. Gullandığımız dil insanı özgürleşdiren ve köleleşdiren bir araçdır ayni zamanda. Siz Filistindeki bir Yahudi yerleşimciye göçmen dersanız, İsrail’in Filistindeki koloni politikalarını görmezden gelirsiñiz. Hadda normalleşdirirsiñiz. Siz bir patrona “iş insanı” deyereg onun içinde bulunduğu sınıf ve siyasi ilişgilerden soyudlarsañız, emeg sömürüsünü tartışamazsıñız. Mesele KKTC’nin solu olmag deyil. Buna zaten izin verirler. Hadda KKTC’nin solu olmañızı isterler. Mesele bütün Gıbrıs’ın solu olmagdır. Yurdu işgal edilmiş, sömürgeleşdirilmiş Gıbrıslıların yurd mücadelesini savunmagdır! Yerleşimci ve göçmen arasındakı farg dekolonize edilmiş bir siyasi söylemin/yöntemin tartışması gereken bir ayrımdır.

 

Gaynag

1-Hatay, M.(2018). Islah ve Reform Partisi’nden Yeniden Doğuş Partisi’ne: Kıbrıs’taki Göçmen Siyaseti. Havadis Gazetesi. https://www.havadiskibris.com/islah-reform-partisinden-yeniden-dogus-partisine-kibristaki-gocmen-siyaseti/

2-Hatay, M. (2005). Beyond Numbers. An Inquiry into the Political Integration of the Turkish ‘Settlers’ in Northern Cyprus. International Peace Research Institute, Oslo (PRIO).

3-Özekmekçi, İ.M. (2020). KKTC’de Türkiyeli Göçmenler ve Siyaset. Gazi Kitabevi. Ankara.

4-Memmi, A. (2021). Sömürgecinin Portresi&Sömürgeleştirilenin Portresi. Telemak Kitap. İstanbul.

5-Soykan, N. (2019). Ana Vatan Türkiye’den Gelip Yavru Vatan Kıbrıs’ta Yurt Tutan Adanalı Göçmenler. Gendi Yayını. Lefkoşa.

6-Tezer "İşçişleri ve İskan Bakanlığına Talibim" dedi. (1981, 11 Temmuz). Bozkurt Gazetesi.

7-Veracini, L. (2015). The Settler Colonial Present. Palgrave Macmillan. London.

8-Veracini, L.(2010). Settler Colonialism. A Theoretical Overview. Palgrave Macmillan. New York.

0d75565b-4c58-405a-8708-efa659d54370.jpg

 
  
Bu yazı toplam 2471 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar