Her “İcraatınız” Sonuçsuz, Tek İşiniz Reklam
Taşkent Doğa Parkı tarafından tespit edilip dün gündeme getirilen ve insanın kanını donduran bir katliam ile yüzleştik. İçlerinden ikisi, hamile anne ve bebeği olan 14 eşek, keyfi şekilde tüfekle vurularak öldürüldü.
Yaşanan vahşet, akılla algılanabilecek boyutta değil. Niye ve hangi hisle işleyebilir ki insan böyle bir cinayeti? Can yahu karşısındaki can, etten kemikten kandan kastan yaratılan, tıpkı benim gibi tıpkı sizin gibi can…
***
Karpaz bölgesinde, özgür eşeklerin neden olduğu ve uzun yıllara yayılan sorunlardan bahsediliyor. Peki, bunları çözecek olan kim? Eşeklerin kendisi mi? Eğer mantığa dayalı düşünce sistematiğimiz iyiden zıvanadan çıkmadıysa, yaşanan sıkıntıları ortadan kaldıracak yegâne öznenin yöneticiler olduğu hususunda hemfikir olmalıyız.
Bu meseleye yönelik ufak çaplı bir internet taraması yapınca karşıma bir protokol çıktı. Bugün tartışılan pek çok sorunu çözme yanında, eşeklerin refahını sağlayacağını da iddia eden “Eşek Yönetim Projesi İşbirliği Protokolü”, 10 Ağustos 2023 günü Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, Yenierenköy – Dipkarpaz Belediye Başkanı Hamit Bakırcı ve Taşkent Doğa Parkı adına Kemal Basat tarafından imzalanıp kamuoyunun bilgisine getirildi. Basında paylaşılan haberlerden anladığım kadarıyla bu proje Başbakan Yardımcılığı himayelerinde, Bölge belediyesinin desteği ile Taşkent Doğa Parkı tarafından yürütülecekti.
Aradan geçen zaman zarfında bazı adımların atıldığını yine aynı yöntemle öğrendim. Mesela 14 Aralık 2023’te Lefkoşa’da, 21 Aralık 2023 günü ise Dipkarpaz’da uzmanların katılımı ile bilgilendirme toplantıları düzenlenmiş. Ama protokol kapsamında hedeflenen “Eşek Yönetim Planı”na dair herhangi bir bilgiye erişemedim. Edindiğim bir diğer bilgi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı - TİKA desteği ile bu projenin merkez üssü olarak kullanılacak bir Araştırma İstasyonu kurulduğu. Bugüne kadar söz konusu istasyonda ne yapıldı, bilmiyoruz. Çünkü bizimle paylaşılmadı.
Özellikle dünden beri, Taşkent Doğa Parkı dışındaki aktörlerin hiçbiri, üzüntü belirtmek dışında toplumu şeffaf bir şekilde bilgilendirecek bir açıklama yapmadı. Hatta Park’ın yetkilisi Kemal Başat’ın sosyal medya paylaşımından anlıyoruz ki, projenin yürütülmesi için gereken meblağ da sağlanamadı. Yani yine ve yeniden yüzlerde gülümseme ve iş yapıyor edası ile poz verilerek çıkılan yolda bir neticeye varılamadı.
***
14 canın katledilmesinin ardında yatan nedenler yanında, mevzunun bir de cezalandırma boyutu var. Hatırlanacağı üzere kısa bir süre önce “havuz dövüşleri mücadelesi” ile manipüle edilen ve aslında hayvanların yaşam haklarına yönelik önemli bir girişim olan ceza yasası değişiklik önerisi gündeme geldi.
Yasanın görüşüldüğü Komite’de hükümet ve muhalefet vekilleri oybirliği ile değişikliği kabul edip Genel Kurul’a göndermiş olmalarına rağmen bağımsız milletvekili Hasan Tosunoğlu’nun manasız çıkışı ile öneri o gün yasalaşamadı ve Komite’ye geri gönderildi. Ardından da UBP vekilleri aracılığıyla yasa metni UBP grubuna aktarılarak tozlu rafa kaldırıldı. Anlayacağınız üzere, hayvanların yaşam hakkı oy ve yasa dışı bahis kazancı uğruna gözden çıkarıldı…
Netice itibariyle hayvanlara yönelik şiddetin tekrar yaşanmaması için, caydırıcı cezaların uygulanabilmesi amacıyla Ceza Yasası değişikliği hızla yasalaşmalı ve önleyici politikalar hayata geçirilmelidir. Aksi takdirde daha çok ah vah edip üzüntü belirtiriz ama değişen bir şey olmaz. Böyle toplumsal yaralar ne bir kişiyi cezalandırmakla sona erer ne de yetkililerin üzüntü beyan etmesi ile. Herkes üzerine düşen sorumluluğun farkına varsın, gereğini yapsın ve mümkünse hesap versin artık…