1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Heyecan verici barış süreci ve biz!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Heyecan verici barış süreci ve biz!

A+A-

Türkiye’de PKK ile ilgili süreç ciddi bir umut…

Başarılı olması en büyük dileklerim arasında…

-*-*-

Ama aklıma takılmayan sorular da yok değil…

-*-*-

Türkiye’deki “yönetimler”, yıllardır neredeyse tüm siyasetlerini, “özel bir düşman” yaratıp, onun üzerine inşa ediyordu…

-*-*-

Kıbrıs’taki gibi!

“Rum Yunan İkilisi” her kötülüğün sorumlusu gösteriliyor ya buralarda!

-*-*-

Mesela çekinmeseler, elektronik etikete neden geçilmediği konusunda “Sebebi Rum Yunan İkilisi” diyecekler…

-*-*-

Neyse, Türkiye’de yıllardır “milliyetçi siyasetin” gaz pompalayıcısı olan “PKK” meselesi veya “Kürt sorunu” ya da “terör” bittiğinde ne olacak?

-*-*-

Elbette ki “terörün” ya da “savaşın” bitmesi demek, insanların ölmeyeceği anlamına geliyor…

Ve bu bile başlı başına “umut verici” bir durum…

-*-*-

Peki biz ne olacağız?

Örneğin “terörist” muamelesi görüp de Türkiye’ye sokulmayan bir yığın arkadaşımız veya düşünceleri nedeniyle korkup da Türkiye’ye “sağlık” için dahi gidemeyenlerimiz?

-*-*-

Hazır TC’nin Lefkoşa büyükelçisi değişmişken, “yeniden gelen eskisine” sormak istiyorum; Ekselansları Ali Murat Başçeri, hayırlı olsun, kolay gelsin de “bizim” barış süreci ne olacak?

-*-*-

Hayatımızda zorunlu askerlik ve av günleri hariç, elimize tüfek almadık…

Sadece ülkemizde barış istedik, çözüm istedik, bir daha savaşmayalım dedik ve hırsızlık, rüşvet, yolsuzluk da bitmeli diye düşündük!

Ve bu nedenle de adımız “Türkiye düşmanı”na çıktı; hiç aşağıya inmedi!

-*-*-

Şimdi, çok doğru yapıyorsunuz, bravo, amaç Sayın Erdoğan’ın bir kez daha cumhurbaşkanı seçilmesi dahi olsa ki öyle olduğuna inanmak istemiyorum; terörün bitmesi bir umuttur, mutluluktur da “bizimle” de barışacak mısınız?

-*-*-

Yoksa, bu barış süreci sadece “PKK” için mi geçerlidir!

Size göre “biz Rumcular”; hala kırmızı kart cezalısı mıyız?

Hoş geldiniz!

Sefalar getirdiniz!

Yanıt verirseniz mutlu oluruz; vermezseniz de paşa gönlünüz bilir; hayırlı Pazarlar, mutlu Ramazanlar, keyifli iftarlar dilerim!


Eğitimde skandallar, pandalar, vatan ve ganimet ilişkisi!

Hepimiz Kıbrıslıyık!

Rum – Türk ayrımız gayrımız olamaz!

Torpili çok severiz!

Hele mesele evlatlarımızsa, akan suları durdurmak bir yana, 20 derecelik eğim bile olsa, tersine çevirmek için her cambazlığı yaparız!

Haaa elbette “eşit ve egemen” iki devletiz tabii ki de; bazı ufak tefek “kurumsal” veya “ahlaki” farklılıklarımız yok değil!

-*-*-

Mesela mı?

Mesela, son günlerde Güney Kıbrıs, İngiliz Okulu Yönetim Kurulu başkanı ve bazı üyeleri, okula giriş sınavını geçemeyen bir yönetim kurulu üyesinin çocuğunu “arka kapıdan” okula alması için okul müdürüne baskı yapmakla suçlanıyor…

-*-*-

English School, kim ne isterse söylesin, bu ülkede – kendi levılında- dünya’nın saygı duyduğu bir orta dereceli okulumuzdur…

-*-*-

Politis gazetesi, “English School… Yönetim Kurulu Dağıtılıyor… Kendileri İstifa Etmezlerse Görevden Alınacaklar” diye manşet atıyor haberle ilgili olarak… 

-*-*-

Habere göre, ortada bir skandal var…

-*-*-

İngiliz Okulu Müdürü Stuart Walker giriş sınavını geçemeyen bir yönetim kurulu üyesinin çocuğunun okula “arka kapıdan” alınması için yönetim kurulu başkanı ve ilgili çocuğun ebeveyninin de aralarında bulunduğu 5 yönetim kurulu üyesinin kendisine baskı yaptığını iddia ediyor…

-*-*-

Okul aile birliği ve öğrencilerin tepkisinin, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’e kadar ulaştığını belirten gazete, konunun önümüzdeki salı ya da çarşamba günü toplanacak Bakanlar Kurulu’nun gündemine eklendiğini yazıyor…

-*-*-

Peki bizde?

Bizde okulların depreme karşı dayanıklılığı konusunda skandal ihaleler ört bas!

Konteyner sınıf rezaletleri unutuldu!

Ama hepsinden acı iki konu var; biri “şeriatçı cihatçı” yapılanma; öteki ise tüm üniversite “sektörünü” vuran sahte diplomacılık oyunları!

-*-*-

Bu konularda Rum tarafında resmen hükümet krizi yaşanacak seviyeye gelindi, Cumhurbaşkanı işin içine dahil edildi; herkes ilgileniyor!

-*-*-

Peki KKTC’de, ota moka fotoğraflı açıklama yapan Cumhurbaşkanı, eğitimdeki korkunç rezaletlerle ilgili olarak lay lay lom!

-*-*-

Hükümet, hiç ses çıkarmıyor!

-*-*-

Olayların içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde vekillik eden okul sahibi var mı yok mu; olsa da O’na dokunacak gücümüz var mı?

-*-*-

Eski UBP’li bakandan, MHP’li kardeşlerimize, polisimize kadar ülke pisliğe bulaştı; hükümette – cumhurbaşkanımızda “tık” yok!

-*-*-

Haaa Güney’de bırakın cumhurbaşkanı ve hükümetin olaya derhal müdahalesini, konuyu gündeme almasını falan; Rum toplumu da çok tepkili…

-*-*-

KKTC’de mi?

KKTC’de Kıbrıs Türk toplumu mu kaldı?

-*-*-

Çok üzgünüm ama Kıbrıs Türk toplumu tükendi veya en iyi ihtimalle üç beş yıl sonra tamamen tükenecek!

Panda durumundayız!

Ve sağ olsun aslanlar, çakallar, kaplanlar, ne bulurlarsa yiyorlar ve zavallı pandalar da ses çıkarmıyor!

-*-*-

Yani Kuzey’de her gün onlarca skandal yaşanıyor ama toplumun buna değil tepkisi, ilgisi bile yok!

Neden yok?

Çünkü Güney ile Kuzey arasındaki en büyük fark buradadır; Güney’de çok büyük orandaki nüfus için Kıbrıs, “vatandır”…

Kuzey’de aynı oranda nüfus için “Kıbrıs”, ganimettir!


ekran-resmi-2025-03-01-09-19-10.png

Avrupa Konseyi’nin Bölgesel ya da Azınlık Dilleri Avrupa Haritası Uzmanlar Komitesi’nin 7’nci değerlendirme raporunda, Güney Kıbrıs’ta azınlık dillerinin devlet desteğinden yararlandığı ancak buna rağmen Kıbrıs Maruni Arapçasının yok olma riski altında olduğu kaydedildi… Haravgi gazetesinin “Avrupa Konseyi’nin Bölgesel Ya da Azınlık Dilleri Raporu…Kıbrıs Maruni Arapçası Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya” başlıklı haberine göre rapor, Uzmanlar Komitesi’nin Güney Kıbrıs’ı ziyaret ettiği Haziran 2024’teki siyasi ve hukuki duruma dayandırıldı… Yenidüzen yazarlarından – mücadele insanı, şair – yazar sevgili Halil Karapaşaoğlu “Kıbrıs Türkçesi Ağzı” ile yazar yazılarını… Maruni Arapçası, yani Maronitlerin orijinal dili ile ilgili haberi okuduğumda aklıma Halil kardeşim geldi… Biz de dilimiz de benzer risk altındayız… Değil mi sevgili Halil?

Bu yazı toplam 1512 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar