“Holguin'in liderlere halkının sesini dinleme çağrısı bizi cesaretlendirdi”
Birleşik Kıbrıs - İki Toplumlu Barış İnisiyatifi, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in liderlere halkların sesine kulak vermeleri için çağrı yapmasının kendilerini cesaretlendirdiğini açıkladı.
Birleşik Kıbrıs - İki Toplumlu Barış İnisiyatifi, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in liderlere halkların sesine kulak vermeleri için çağrı yapmasının kendilerini cesaretlendirdiğini açıkladı.
Müzakerelerin 2017 yılında Crans Montana’da kaldığı yerden devam etmesi gerektiğini belirten inisiyatif, Kıbrıs’ta tek gerçekçi çözüm modelinin, iki toplumlu, iki kesimli, siyasi eşitliğe dayalı bir federasyon olduğunu bir kez daha yineledi.
Açıklama şöyle:
“Ukrayna'da şiddetlenen savaş ve Gazze'deki Filistinlilerin yaşadığı korkunç çile, savaşın tüm Ortadoğu'ya yayılma riskiyle birlikte, ayrıca devam eden Kıbrıs sorunundan dolayı Kıbrıs’a ciddi risk oluşturmaktadır. Toplumlararası çatışmaların başlamasından altmış yıl, 1974 darbesi ve ardından gelen savaştan bu yana ise elli yıl sonra, Kıbrıs halkı kendisini zorluk, belirsizlik ve hızla bozulan bir statüko koşullarının içinde bulmaktadır. Müzakere süreci 2017'den bu yana çıkmaza girerek geleceğimiz için büyük tehlikeler yaratmakta ve ülkeyi kalıcı bir bölünmeye doğru götürmektedir.
BM Genel Sekreteri'nin özel temsilcisi Sn. Maria Angela Holguin'i Kıbrıs'a gönderme kararı, Kıbrıs'taki Sivil Toplumun güvenini yeniden kazanmasına yardımcı olan küçük bir fırsat penceresini açmıştır. Birleşik Kıbrıs - İki Toplumlu Barış İnisiyatifinin girişimiyle Çözüm ve Yeniden Birleşme için mücadele eden örgüt, grup ve şahsiyetler, adanın BM kararlarında tanımlandığı şekilde siyasi eşitliğe dayalı, İki Toplumlu, İki Bölgeli bir Federasyonda birleştirilmesi için faaliyetlerini geliştirmek ve tüm kesimlerden Sivil Toplumun ortak iradesini ifade etmeye yönelik eylemlerini planlamak amacıyla kendilerini yeniden organize etmek için bir araya geliyor. Bayan Holguin ile son görüşmemizden ve sonrasında yaptığı basın açıklamalarından bu yana, Kıbrıs halkının Çözüme hazır olduğunu ve Liderlerin onların sesine kulak vermesi gerektiğinin altını çizmesi bizi cesaretlendirmiştir.
Hepimiz müzakerelerin Crans Montana'da kaldığı yerden hızla yeniden başlaması için çalışıyoruz. Müzakerelerin anlamlı, şeffaf ve sonuç odaklı bir şekilde yeniden başlatılması ve kapsamlı bir çözüm anlaşmasına varılması gerekmektedir. Statükonun devamı hem kabul edilemez hem de sürdürülemezdir ve her iki tarafın da yeni bir başarısızlığın sonuçlarının farkında olması gerekmektedir.
Ülkemizin çözüme ulaşması ve yeniden birleşmesine yönelik süreç, Sivil Toplumun daha aktif ve anlamlı katılımını gerektirmektedir. Sivil Toplumun yenilenen süreçte paydaş olarak tanınması için çabalarımızı iki katına çıkarmamız gerekiyor. Müzakere ve danışma ekiplerinin, yakın zamanda 1 kadına 11 erkek oranında kurulan Kıbrıslı Rum Danışma ekibinin aksine, cinsiyet, gençlik ve kapasite açısından dengeli olması germektedir. Sürece anlamlı ve etkin katılım için öneriler üzerinde çalışıyoruz. Önerilerimiz BM Genel Sekreteri özel elçisine sunulacaktır.
Yakın zamanda yapılan geniş bir toplantıda, birlikte çalışma taahhütlerini yenilemek üzere bir araya gelen örgütler, gruplar ve şahsiyetler, ülkemizin yeniden birleşmesine yönelik müzakere sürecini sürdürmeleri ve olumlu sonuçlar elde etmeleri için ilgili taraflar üzerindeki baskıyı en üst düzeye çıkarmayı amaçlayan, önümüzdeki haftalarda ve aylarda gerçekleştirecekleri eylemler için bir yol haritası geliştirilmiştir. Kıbrıs halkı, eğer ülkesinin birliğini savunmazlarsa, Kıbrıs'ta barışı savunmazlarsa kimsenin savunmayacağının bilincindedir. Kalıcı bölünmeyi kabul edemeyiz. Kıbrıslılar olarak birlikte durmalı ve BM kararlarında tanımlandığı gibi siyasi eşitliğe sahip, yeniden birleşmiş, federal, iki toplumlu, iki bölgeli bir Kıbrıs'ta ortak geleceğimizi inşa etme yolunda her adımda birlikte yürümemiz gerekmektedir.
Planımız, hedeflerimize ulaşmak için diyalog ve eylemleri içermektedir. İnsanları harekete geçirme, tartışmaları organize etme ve Kıbrıs sorunuyla ilgili kilit aktörler ve paydaşlarla buluşma yönündeki çalışmalarımızı artıracağız. Süreç boyunca bilgi paylaşımında bulunacağız.”