KKTC: Paran yoksa öl!
Sağlık nedeniyle – örneğin aç karına kan tahlili gibi durumlarda Sim Tv’de sabah programı yapmam…
Bugün de öyle oldu…
“Konu sağlık olduğunda, hastanelerimizin durumunu da yazmadan edemezdim” meselesi hasıl oluverdi!
-*-*-
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Başkanı Prof. Dr. Ceyhun Dalkan, geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamada, 5 Yıllık Kalkınma Planı’na yönelik sert eleştirilerde bulunmuştu…
-*-*-
Dalkan’ın açıklamasında bana en ilginç gelen, “Lefkoşa’ya bir hastane” ile ilgili olan konuydu…
Çünkü senelerdir, bu konuda bize hep yalan söylenmekteydi…
En çok aklımda kalan, Fuat Oktay ve Faiz Sucuoğlu’nun bu konuda defalarca yaptıkları açıklamalardı.
Faiz abi yerini bile göstermiş; Fuat Bey de dönemin tüm yalakaları ile birlikte birkaç kez yeni hastanemizin yapılacağı yerde incelemelerde bulunmuştu!
-*-*-
Prof. Dr. Dalkan, Lefkoşa’ya yeni bir devlet hastanesi yapılmamasının hükümetin sağlık alanındaki önceliklerini tamamen kaybettiğini gösterdiğini söylüyor…
-*-*-
Ve ekliyor, “Lefkoşa’daki mevcut hastanenin fiziki koşulları yetersiz… Kapasitesi doldu… Lefkoşa için modern bir devlet hastanesi yatırımı bu kalkınma planında yer almamaktadır. Bu durum, halkın hayati ihtiyaçlarını göz ardı eden ciddi bir ihmalin göstergesidir”.
-*-*-
Bir meslektaşımız…
Zorlu Cezaroğlu…
Bir yakını rahatsızlandı…
Ve sevgili Zorlu, yaşadıklarını, sosyal medya hesabından paylaştı…
Birlikte okuyalım:
-*-*-
“… Devlet hastanelerinde insana değer verilmiyor… Sağlık yerlerde sürünüyor. Özelde ise fiyatlar korkunç… Altından kalkabilene aşkolsun. 12 günde 400 bin TL. Yani günde 33 bin TL! İtiraz üzerine yüzde 20 indirim yaptılar… Toplam ödenen 309 bin TL. Yani günde 25 bin 750 TL. Devlette ilgi yok… Özelde ise geçiren geçirene. Hani 'kör da tuttuğunu…' derler ya işte tam da böyle bir şey. İtiraz etmesen 80 bin TL daha ödeyeceksin... Denetim diye bir şey yok çünkü memlekette... İnsana değer kalmadı, paran kadar değer buluyorsun bu toplumda eğer ödeyebilirsen tabi!!!”
-*-*-
Şimdi, bütün bunları okuduktan ve sayfalar dolusu örnekler ekleyecek durumda olduğumuzu da biliyorken; “külliyeniz başınızda parçalanır inşallah” bedduasını edersem, hainlik rütbemde terfi alır mıyım?
Allah belanızı verecek!
Bilesiniz!
-*-*-
Sadece Lefkoşa değil, Girne, Mağusa ve Yeşilyurt’ta da devlet hastanelerinin inanılmaz ve dayanılmaz bir şekilde değiştirilerek artırılan nüfusa yetmediği apaçıktır!
Paranız varsa sağlıklısınız; yoksa, “merhumu nasıl bilirdiniz?”
-*-*-
Ya da ağlayalım sızlayalım hep birlikte; “Aç bize Makarios Hospital’i Girye Proedros Nikos” diyerek!
Hiç mi utanmıyorsunuz?
Yenidüzen’de dünkü yazımızın sonlarına doğru şu paragrafı kaleme almıştık:
“… Eyyyy ölümlüler!
Bu tarafta size hiçbir şey olmayacağını garanti etmiş gibisiniz!
Ama çok ciddiyim, eğer azacık Allah inancınız varsa, bilin ki öteki tarafta adresiniz bellidir; cehennemde “egemen eşit KKTC gazanında gaynayacagsınız!”
-*-*-
Hepimiz, son yıllarda artan bir şekilde, bir çok sektörde Afrikalı ve Asyalı göçmen insanların çalıştığına tanık oluyoruz değil mi?
-*-*-
Kimisi ülkeye çalışmak için geliyor, kimisi belki okumak için gelmiştir ve kesinlikle aldatılarak aç bırakılmıştır, çalışmak zorundadır!
-*-*-
Kimisi, insan kaçakçıları tarafından getirilmiş, Avrupa vaadiyle aldatılmış da olabilir…
-*-*-
Haaaa altlarında son model araçlarla, en lüksünden apartman dairelerinde yaşamın tadını çıkaranlar da yok mu?
Gayet açıktır ki vardır!
-*-*-
Konumuz, “zengin, paralı, lüks” yaşayanlar değil!
-*-*-
Bugünkü gazetelerde bir haber…
Afrikalı bir genç, Ercan Havaalanı’na gidiyor…
Burada, polisten yardım istiyor; “beni ülkeme gönderin, param yok” diyor…
-*-*-
Yurt dışında yaşayan bir çok evladımız, kardeşimiz var…
Sizin çocuğunuzun başına benzer bir şeyin gelmesini ister misiniz?
Polise gidip yardım isteyen o çocuk, bakalım hangi insan müsveddesi ya da müsveddelerinin kurbanı olmuştur!
-*-*-
Kim bilir, “gel, gel, gel Avrupa’ya gel, ekmek elden su gölden, bedava da okuyacaksın” denilerek aldatılmış ve geldiği ülkenin, kendi ülkesinden bile kötü olduğunu görmüştür…
Çaresizdir!
-*-*-
Polis, bu çocuğu mahkemeye çıkarmış!
Belki de hapse atılması, sokakta açlıktan ölmesine karşı tek çare!
-*-*-
Kıbrıs Gazetesi’nde Emine Uysal Çaluda’nın haberinde okudum…
Bu Afrikalı kardeş, mahkemeden de “bana biraz para verebilir misiniz?” ricasında bulunmuş!
-*-*-
Sormak istiyorum; bu insanlık dışı durumun farkında mıyız?
Yoksa TC Savunma Bakanlığı, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni “vururuz” diye tehdit etti, bunun gururuyla coşmaktan, bu insanlık utancını okumaya bile gerek duymuyor muyuz?
-*-*-
Gidin sorun; bir çok işveren, özelikle “kaçak” durumdaki bir çok insanı, asgari ücretin çok altında bir paraya, kelimenin am anlamıyla “köle” gibi çalıştırıyor…
-*-*-
Bir çok şantiyede, bir çok işte, özellikle “öğle yemeği” saatlerinde, bu insanların kümeleşip oturdukları yerlerden geçerken, ne yediklerine hiç baktınız mı?
-*-*-
Sabah işe giderken durdukları marketlerden ne satın aldıkları konusunda bilginiz var mı?
Bu insanların, içtikleri su bile, bizim içtiğimiz sudan farklıdır!
Çünkü çoğunun şişeyle su alacak parası bile yoktur!
-*-*-
Bugün farklı sebeplerden dolayı sormuştum; bugün bu. Sebeple soruyorum; “hiç mi utanmıyorsunuz?”
Güven ve CTP
Gazimağusa Belediye Başkanı Dr. Süleyman Uluçay, görev süresinin 2'nci yılının tamamlanması nedeniyle bugün Lefkoşa’da “şeffaflık ilkesi kapsamında” basın toplantısı düzenledi…
-*-*-
İki konudan bahsetmek isterim…
Birincisi, Uluçay’ın da belirttiği gibi, "en büyük hedefimiz, kazandığımız güveni korumak"…
Bu çok önemli bence…
-*-*-
Ve ikincisi, CTP’li tüm belediyelerin, özellikle de başka siyasi oluşum ya da partilerden devraldıkları belediyelerde sergiledikleri başarılar…
-*-*-
Mağusa, Girne, Çatalköy gibi belediyelerin gözle görülür başarısı; CTP’nin olası iktidarının da ışığıdır…
-*-*-
Güveniyoruz…