1. YAZARLAR

  2. Serkan Soyalan

  3. Lezzet şehri Gaziantep
Serkan Soyalan

Serkan Soyalan

Lezzet şehri Gaziantep

A+A-

   Gaziantep boğazına düşkün biri olarak benim ziyaret etmekten büyük keyif aldığım şehirlerden biridir. Geçmişte birçok kez gittiğim Gaziantep’e bu kez kalabalık bir kafile ile Kıbrıs Türk Spor Yazarları Derneği ile birlikte “KTSYD Fevzi Beyar Sporun Vizyonu Eğitim Semineri” için gittik.

***

   Verimli geçen seminerin ardından, Gaziantep’i bu kez Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in evsahipliğinde gezme şansını yakaladık.

***

   Gaziantep, tarih kokan sokakları, lezzet şöleni yaşatan yemekleri ve kültürel zenginlikleriyle Türkiye’nin güneydoğusunda adeta bir hazine saklayan kadim bir şehirdir.

***

   Gaziantep’in özetle tarihinden bahsedecek olursak, şunları söyleyebiliriz:

   Gaziantep, tarih boyunca Anadolu'da kurulan ve Anadolu'ya egemen olan tüm devletler için önemli bir merkez olmuştur.

***

  Şehir, Roma İmparatorluğu döneminde bir sınır şehri olurken, 395 yılında Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasının ardından Doğu Roma İmparatorluğu’nun sınırları içinde kalmıştı.

   İslamiyet’in bölgede yayılmasıyla birlikte, İslam ordularının da akınına uğrayan Gaziantep’i elden çıkarmak istemeyen Bizans da, ayrı bir mücadele vermişti.

***

   1067 yılında Türklerin egemenliğine giren bölge, 1098’de Haçlı Orduları tarafından işgal edilir. Bölge 1150 yılında Haçlılardan kurtarılarak tekrar Anadolu Selçuklu Devleti'ne bağlandı.

***

   1516 yılında Gaziantep'e gelen Yavuz Sultan Selim bölgeyi Arap Eyaletine bağlı bir sancak merkezi yaptı. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra, 1924 yılında tüm sancaklar kaldırılarak il statüsüne dönüştürüldü.

***

   Ve Gaziantep Kalesi…

   Şehrin göbeğinde bulunan ve 6 Şubat depreminde zarar gören Gaziantep Kalesi, günümüzde restore edilmeye devam ediyor. Ön cephesinin restorasyonu tamamlanan kale, tüm ihtişamıyla tarihi şehre yukarıdan bakıyor.

   Kale, Roma İmparatorluğu dönemine ait kalıntıları içinde barındırıyor ve içindeki müze, bölgenin arkeolojik zenginliklerini sergileyerek ziyaretçilere tarih dolu bir deneyim sunuyor.

   Gaziantep Kalesi, bölgeye hakim yüksek bir tepede inşa edilen, günümüze kadar tamamen sağlam kalmayı başarmış ve yaklaşık 6000 yıl önce Roma döneminde gözetleme kulesi olarak inşa edilen kale için Osmanlı kaynakları, 36 kulesi olduğundan bahseder.

   Gaziantep Kalesi’nin günümüzde 12 tane kulesi bulunuyor ve bu kuleler sundukları büyüleyici Gaziantep manzarasından dolayı günün her saati kaleyi ziyarete gelenlerle dolup taşıyor.

***

   Gaziantep’e yolu düşenlerin mutlaka uğraması gereken bir diğer yer de Zeugma Mozaik Müzesi. Bünyesindeki mozaiklerle, dünyanın en büyüklerinden olan bu müzeye ayrı bir yazımızda genişçe yer vereceğiz.

   Zeugma Antik Kenti’nden çıkarılan ve 2500 m2 alanı kapsayan Roma dönemi sütunları, mozaikleri, heykelleri ve çeşmeleri de bulunuyor.

   Duvar resimleri, tunçtan yapılan Mars heykeli, savaş tanrısı Ares'in bronz heykeli ve gördüğümüzde hemen hatırlayacağınız Çingene Kızı mozaiği ise müzenin kesinlikle yakından görmeniz gereken eserleri arasında…

   Benden söylemesi, müzeyi özenerek gezmek için geniş bir zaman dilimi ayırmanız gerekiyor.

***

   Yazımızın bu bölümünde Gaziantep mutfağına da ayrı bir paragraf açmamız gerekiyor.

   İnsan sadece Antep lezzetlerini tatmak için bile buraya gelebilir.

   Beyran çorbası, küşleme, Ali Nazik, yuvalama, katmer, baklava ve lahmacun favorilerim…

   Gaziantep, zengin mutfak kültürü sayesinde 2015 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi temasıyla dâhil olmuştur.

***

   Gaziantep şehir merkezinde gezilecek yerler listelerinin olmazsa olmazı Bakırcılar Çarşısı…

   El sanatlarının, bakırcıların ve aktarların yoğunlukla olduğu bu tarihi çarşıyı bakırcıların çekiç darbelerinin sesleri arasında adımlarken, geçmişle günümüz arasında bir tarih yolculuğuna çıkıyorsunuz.

   Bu çarşı, her daim canlı ve renkli…

***

   Peki “Antep” adının kökeni nereden geliyor?

   600 yıl önce yaşamış olan tarihçi Aynî’nin eserinde, bu şehre “Antep” denilmesinin sebebi şöyle anlatılıyor:

   Vaktiyle burada “Aynî” adında bir hükümdar yaşarmış.

   Zulmü ile meşhur olan bu hükümdar, günün birinde, yaşadığı müddetçe işlediği günahları için tövbe etmiştir. Bunu duyan halk ‘suçundan temizlenen’ anlamına gelen “Ayıntap” kelimesini kullanmıştır.

***

   “Antep” adının nereden geldiği konusunda tespit edilen diğer söylentiler de şöyle:

   Şehir ismini, burada hüküm süren Aynî adındaki kraldan dolayı ‘Ayıntap’ adını almıştır.

Kelimenin aslı “Hantap” tır.

   Tap, Hitit dilinde ‘arazi’ anlamına gelmektedir ve ‘han arazisi’ anlamında kullanılmaktadır. Ayrıca Tap kelimesi; toprak, arazi ve yer anlamına geldiği, halen Gaziantep dilinde kullanılan, sıralanmış tarla, ok manasına gelen ‘Tankir’ kelimesinden de anlaşılmaktadır.

***

   Şehrin eski adı “Entap” tır.

   Tap; Geldani lisanında güzel manasına geldiği için Entap ‘en güzel’ anlamını taşımaktadır.

   Şehrin suyunun güzelliği sebebiyle şehre “Ayıntap” adı verilmiştir. ‘Ayın’ pınar, kaynak, ‘Tap’ iyi ve güzel anlamlarını taşımaktadır. Bu iki kelimenin birleşmesiyle “Ayıntap”; ‘güzel kaynak’, ‘iyi pınar’ manasını taşımaktadır.

   Ayıntap; ‘su bolluğu anlamına gelir. Tap sözü ise Farsça da; takat, kudret manasını taşımaktadır.

***

   Gaziantep’te güneşin diğer tüm yerlerden daha parlak olduğu söylenmiştir. Bunun nedeni; şehirdeki bütün yapıların beyaz taştan yapılmış olması ve sonucunda güneşin, yapıların üzerinde daha fazla yansıma yapmasıdır.

   Farsça’da; ‘Aynî’ tıpkı, ‘Tap’ ziya, ışık ve hararet verici anlamını taşıdığı için ‘Ayîntap’, güneş gibi parlayan şehir anlamında kullanılmıştır.

   Hikmet Turhan Dağlıoğlu’nun “Şark ve Garp kaynaklarından Antep ve Antep Kalesi” adlı eserinde; Antep kelimesinin Ermenilerden geldiği; “Teluç”, “Antap”, “Ayıntaf” kelimelerinin Ermenice de “düşmeyen, dayanan, teslim olmayan kale” anlamını taşıdığı belirtilmiştir.

***

   Gaziantep’te gezilecek yerleri şöyle sıralayabilirim:

   Zincirli ve Dülük Harabeleri, Gaziantep Kalesi, Tılbaşar Kalesi, Ömeriye Camii, Kadı Kemalettin Camii, Eyüboğlu Camii, Alinacar Camii,  Ala-Üd Devle Camisi, Bekir Bey Camii, Ramazaniye Medresesi, Esenbek Camii, Hacı Nasr Camii, Şirvani Camii, Zincirli Bedesten, Kemikli Bedesten, Eski Keyvan Hamamı, Paşa Hamamı, Şıh Hamamı, Naib Hamamı, Hüseyin Paşa Hamamı, Paşa Hanı, Hışvan Hanı, Bakırcılar Çarşısı, Zeugma Mozaik Müzesi…

gaziantep-1.jpg

gaziantep-2.jpg

Bu yazı toplam 1777 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar