Rum Yönetimi Aykut olayında çuvallamıştır! (Şimon Aykut meselesinin siyasi ve moral açıdan analizi)
Daha önce de yazdım…
Şimon Aykut ya da Simon Mistrel Sykout’un suç işlediğine inanmıyorum…
-*-*-
Efendim, Rumlardan kalan malları aldı, satı, şöyle yaptı, böyle yaptı…
Kardeşim, bir tek Şimon Aykut mu Rumlardan kalan mülkler üzerine yatırım yaptı?
-*-*-
Peki Şimon Aykut nedir?
Sadece kurbandır…
-*-*-
Ve çok acıdır ki, bana neyi hatırlatıyor biliyor musunuz?
İki Kıbrıslı Türk avukatın öldürülmesi olayını…
-*-*-
Ayhan Hikmet ve Muzaffer Gürkan; 23 – 24 Nisan 1962’de, iki toplumun barış içinde yaşamasını asla istemeyen, Enosisçi ve Çifte Enosisçi yani Taksimci Rum ve Türk faşist yer altı örgütlerinin işbirliği ve istihbarat birliği ile katledildi…
-*-*-
Şimon Aykut meselesinde de aynısı oldu…
Aykut önce Kuzey’de açık bir şekilde ırkçı saldırıya maruz kaldı; “Yahudiler topraklarımızı ele geçiriyor” yalanı ile ismi afişe edildi; bir anlamda Rum faşistlere ihbarı gerçekleştirildi ve ilk fırsatta tutuklandı…
Hapsedildi…
-*-*-
Şu anda da açık ve de seçik bir şekilde işkenceye tabi tutuluyor…
-*-*-
Aykut’un bir grup avukatı ve onların danışmanları ile zaman zaman ben de görüşüyorum…
Avukatları, İzmir doğumlu 75 yaşındaki hem TC hem de KKTC vatandaşı iş insanı Şimon Aykut’un 7 Haziran 2024’ten bu yana Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde haksız bir şekilde tutuklu bulunduğundan emindir…
-*-*-
Aykut, Kuzey’den Güney’e geçerken, Derinya sınır kapısında tutuklandı…
Aykut’un Kuzey’deki tüm işleri ve yatırımları, KKTC’nin yasal mevzuatı çerçevesinde hukuka uygun şekilde yapıldı…
-*-*-
Afik Group adlı şirket, Aykut’un oğlu Jack Afik’e aittir…
Ve bu grup, 20 yılı aşkın süredir KKTC’de yasal olarak faaliyet göstermektedir…
Şirket, yatırım yaptığı Kuzey Kıbrıs’taki bölgenin gelişimine önemli katkılarda bulundu ve birçok kişiye istihdam sağladı, özellikle herkesçe malumdur ki hem ulusal hem de yerel ekonomik büyümeye çok ciddi katkı yaptı…
-*-*-
Efendim, Aykut da oğlu da şirketleri da “hırsızdır”…
Peki neden?
Rumların mallarını çaldılar da ondan!
Kardeşim, bu kafayla giderseniz, 40 – 50 bin Kıbrıslı Türk dışında, KKTC’de yaşam süren en az bir milyon insan, Aykut kadar suçludur…
-*-*-
Kaldı ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), KKTC’deki mülkiyet rejiminin yasallığını teyit etmiştir...
Nasıl mı?
Bu konuda hukuki bir tartışmaya girecek değilim ama AİHM, Taşınmaz Mal Komisyonu’muzu, Türkiye’nin bir alt yönetimi olan Kuzey Kıbrıs’ta, mülkiyetle ilgili konuları çözmek adına yetkilendirmiştir…
-*-*-
Bu konuda, Aykut’un hukuk ekibinden elde ettiğim bilgileri sizlerle de paylaşmak isterim… Uluslararası hukuk alanında dünya çapında tanınan bir otorite olan Prof. Eyal Benvenisti, Aykut’un savunması için bir hukuki görüş sunmuştu...
-*-*-
Rum tarafındaki mahkeme, bu görüşe itibar etmedi; “Prof. Benvenisti 1980’lerde öyle düşünmüyordu” iddiasını savundu…
-*-*-
Neydi Benvenisti’nin ortaya koydukları?
Özetle şöyleydi:
1 - GKRY, uluslararası hukuk çerçevesinde Aykut’u yargılama yetkisine sahip değildir, çünkü yetkisi KKTC’de hukuka uygun olarak gerçekleştirilen faaliyetleri kapsamaz.
-*-*-
2 - Aykut’un devam eden tutukluluğu ve yargılanması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) kapsamında güvence altına alınan temel insan haklarının ihlalini teşkil etmektedir.
-*-*-
3 - Afik Group tarafından gerçekleştirilen işlemler, uluslararası hukuka ve Avrupa hukuku ilkelerine tam uyumludur.
-*-*-
4 - KKTC mülkiyet rejimi uyarınca mülk edinen kişilerin hakları korunmaktadır ve mülkiyet tapuları yasaldır. (Burası çok önemli… Tapuların yasallığı meselesi çok ciddi bir saptamadır… Bu saptamayı yapan adam da çok üzgünüm ama profesörlüğünü bizim Omorfo’daki üniversiteden almamıştır…)
-*-*-
5 - GKRY makamlarının 1974 öncesi mülkiyet sahiplerine ilişkin katı tutumu, uluslararası hukuki ilkelerle bağdaşmamaktadır.
-*-*-
6 - Rum mülk talepleri için AİHM tarafından tanınan Taşınmaz Mal Komisyonu (TMK) gibi tazmin mekanizmaları mevcuttur.
-*-*-
5 ve 6’ıncı maddeler, olası bir müzakere sürecinde de temel olabilecek güçlü argümanlardır…
-*-*-
Aykut’un tutuklanması, Kıbrıs ile Türkiye arasındaki geniş çaplı jeopolitik sorunlardan bağımsız da düşünülemeyeceği gibi; bu ailenin uluslararası gücünün de göz ardı edilmemesi gerektiği, ayrı bir “ciddiyettir…”
-*-*-
Rum Yönetimi veya GKRY, uluslararası hukuki çerçeveleri tanımayı reddetmek ve yargı organlarını bir tehdit aracı olarak kullanmaktadır, KKTC emlak sektörüne yatırım yapılmasını engellemeye yönelik siyasi amaçlı bir hareket yürütmektedir ve bu durum apaçıktır…
-*-*-
Yine bu sayfada yazmıştım…
Mahkeme sürecinde olası en az 90 tanık söz konusudur…
Savunma tanıklarının tamamı en az Aykut kadar tehlike altında değil midir?
-*-*-
Aykut’u tutuklayan zihniyetin tek hedefi, KKTC’de gerçekleştirilen emlak işlemlerini gayrimeşru göstermektir ve bu tavır barışa, çözüme hizmet etmez…
-*-*-
Çok sevdiğim bir arkadaşım eşi ile boşanma aşamasındaydı…
Ve evet eşini seviyordu ama O’nu ekonomik anlamda çökertip, kendisine muhtaç ederek geri dönmesi için çabalıyordu…
Bu tavrı nedeniyle eşi kendisinden daha fazla nefret edecekti…
Bilmem anlatabildim mi?
-*-*-
Aykut’un avukatları ve danışmanlarına göre de, Rum Yönetimi’nin hukuki diplomasi yerine cezalandırıcı bir yargılama stratejisine yönelmesi; çözüm, barış, barışma, yeniden birlikte yaşama gibi amaçları tehlikeye düşürmektedir…
-*-*-
Haaa meseleye sadece hukuki veya siyasi açıdan bakmak da yeterli değildir…
Konunun bir de insani boyutu vardır…
Aykut’un sağlığı son sekiz ay içinde önemli ölçüde kötüleşmiştir.
Gözaltında temel tıbbi hizmetlerden mahrum bırakıldıktan sonra kendisine prostat kanseri, koroner arter hastalığı ve diğer hayati tehlike arz eden hastalıklar teşhisi konulmuştur.
-*-*-
Mahkemede aksi iddia edilse de, GKRY, Aykut’a, nin yeterli tıbbi tedavi sağlamamaktadır ve bu durum insan haklarının ağır bir ihlalidir…
Avukatlarına, danışmanlarına ve ailesne göre de Aykut’un yaşamı ciddi şekilde risk altındadır…
-*-*-
Ailesi ve avukatları ne istiyor?
İstenen, derhal serbest bırakılmasıdır…
Pek yakında, bu konuda çok farklı ve çok ciddi çevrelerin de baskı oluşturmak adına devreye girmesi kaçınılmazdır…
-*-*-
Rum Yönetimi, Aykut olayında çuvallamıştır ve çeşitli uluslararası baskılar neticesinde gerilecektir…
Bu gerginlik de Kıbrıs’ın geleceğine olumlu etki edebilecek gerginlikler olmayacaktır…