
Tarih ve doğa bir arada
Avtepe Kraliçe Tepesi Mağarası, halk arasında bilinen adıyla Gastro Mağarası, Kıbrıs’ın kuzeyinde saklı kalmış tarihi ve doğal güzelliklerinden biri. İnsan eliyle oyularak inşa edilen mağara, büyüleyici yapısıyla ziyaretçilerini kendine çekiyor.
Doğan SAMER
Avtepe Kraliçe Tepesi Mağarası, halk arasında bilinen adıyla Gastro Mağarası, Kıbrıs’ın kuzeyinde saklı kalmış tarihi ve doğal güzelliklerinden biri. İnsan eliyle oyularak inşa edilen mağara, büyüleyici yapısıyla ziyaretçilerini kendine çekiyor. Ancak bu eşsiz mekâna ulaşmak, oldukça zorlu bir yolculuğu göze almayı gerektiriyor.
Yamaçlarda Gizlenen Tarih
Avtepe’den Kuruova’ya giderken, dik bir dağın yamacında bulunan mağara, birbirine koridorlarla bağlanmış 8 odadan oluşuyor. Ana girişin yanı sıra, mağarada iki havalandırma penceresi bulunuyor. Mağaranın en dikkat çekici bölümü ise, en uç kısmında derinlere uzanan ve hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir kuyu.
Avtepe Kraliçe Tepesi Mağarası, tarih boyunca farklı uygarlıkların izlerini taşımış bir bölgenin parçası. Mağara, aynı zamanda Avtepe Doğa Yürüyüş Yolu güzergâhında yer alıyor. İlkbahar aylarında mağara eteklerinde açan orkideler, bölgeye ayrı bir güzellik katıyor.
Ulaşım Zorlukları
Mağaraya ulaşım, dik yamaçlar ve tehlikeli patikalar nedeniyle geçmişte oldukça zordu ancak 2013 yılında, 12 metrelik döner bir merdiven inşa edildi.
Merdiven geçtiğimiz yıllarda büyük bir kayanın yukarıdan düşmesi sonucu kırılırken, yeniden tamir edilmesiyle mağaraya çıkış güvenli bir şekilde sağlanıyor. Bu merdiven sayesinde mağaraya çıkış kolaylaşsa da merdivene ulaşmak için aşılması gereken 120 metrelik patika yolu hâlâ büyük bir engel oluşturuyor. Patika yolunda yer alan ahşap merdivenler zamanla çürüdü, bu da güvenlik sorunlarına yol açtı. Ayrıca, döner merdivenin çevresindeki kuru otlar ve mağaraya giden yolun kötü durumu, ziyaretçilerin bu güzelliğe ulaşmasını zorlaştırıyor. Yol üzerindeki büyük taşlar ve çukurlar, özellikle acil durumlarda tehlikeli sonuçlara yol açabiliyor.
Tarih ve efsanelerle dolu gizemli mağara
Elisis Kastros olarak bilinen bu mezar yapıtı, tamamlanmamış yapısı nedeniyle gömü amacıyla kullanılmadığı izlenimi veriyor. Bu özellik, bölgedeki diğer arkeolojik yapılarla karşılaştırıldığında, Klasik-Helenistik dönemlere (M.Ö. V-IV. yüzyıllar) tarihlendirilmesini mümkün kılıyor.
Mezarın Yapısı ve Tarihi Detaylar
Antik mezarın dikkat çekici bir mimarisi bulunuyor. Kuzey cephesinde, bir giriş kapısı yer alıyor. Bu kapı, yer seviyesinden 12-15 metre yükseklikte konumlanıyor. 87 ayak genişliğindeki bu alanın sonunda, ana kayaya oyulmuş oldukça derin bir dikdörtgen kuyu bulunuyor. Rivayetlerden biri; kral, bu kuyuya suç işleyenleri atarak cezalandırıyordu…
Efsaneler ve Söylentiler
Bu mağara yalnızca tarihi bir yapı değil, aynı zamanda birçok efsaneye de ev sahipliği yapıyor. Söylentilere göre, bu mağarada bir dönem soyguncular saklanır ve Karpaz bölgesinde seyreden kervanları soyduktan sonra çaldıkları eşyaları burada saklarlardı.
Bir diğer efsane ise araştırmacı-yazar Zekai Altan’ın Gizemli Kıbrıs kitabında yer alıyor. “Gizemli Kıbrıs” kitabına göre, eskiden, Efdagomi’deki Golonya diye bilinen yerde oturan kral, kızını bu yerden kovmuş. Kızı da ‘Ayin Bago’ veya ‘Saracino’ denilen en yüksek tepeye gelip beraberinde getirdiği defineyi de oraya gömmüş. Ancak ‘Saracino’ olarak bilinen buradaki sarıklı insanlardan korktuğundan buradan da kovulmuş. Bu sefer Avtepe’nin karşısındaki ‘Gastro’ denilen yere gidip sığınmış. Şu anda bu tepe Gastro Mağarası olarak bilinmektedir.
Bölgenin Turizm Potansiyeli
Avtepe Kraliçe Tepesi Mağarası ve çevresindeki efsaneler, bölgeyi tarihi ve kültürel bir cazibe merkezi haline getiriyor. Doğal güzelliklerle çevrili bu mistik mekan hem tarih meraklıları hem de macera severler için görülmeye değer bir durak.
Bu eşsiz yapının hem tarihi hem de efsaneleriyle ilgili daha fazla bilgi, bölgeye yapılacak arkeolojik çalışmalarla ortaya çıkabilir. Yenierenköy ve Avtepe çevresine yolunuz düşerse, bu antik mezarı ziyaret etmeyi unutmayın…