1. YAZARLAR

  2. Serhat İncirli

  3. Toplumsal yozlaşma!
Serhat İncirli

Serhat İncirli

Toplumsal yozlaşma!

A+A-

Avrupa’da veya şöyle diyelim, demokratik – hukuk devletlerinde ya da “bürokrasisi” çok modernize edilmiş bir çok zengin Arap devletinde; “liyakat” çok önemlidir…

-*-*-

Siyaset veya devlet yönetimini karıştırmayın…
Demokrasilerde siyasiler seçimle, monarşilerde “babadan” gelen kanla belirlenir…

-*-*-

Benim söylediğim, devletleri hatta ve hatta şirketleri yönetecek olan “beyin” takımıdır…

-*-*-

Modern yönetim biliminde bir mevki için baş vuran kişiden, “CV” istenir…
“Neler yapabilirsin?” diye sorulur…
“Neler yaptın?”a bakılır…

-*-*-

Geri kalmış ya da bizimkisi gibi “geri bıraktırılmış”larda ise iş için başvuran kişide aranan şey, “kimin yakınısın, seni kim gönderdi, hangi partidensin”lerdir…

-*-*-

Hal böyle olunca da; çok basit iki örnek vereceğim; kişinin yöneticilik kapasitesinden çok, abuk sabuk işleri – yağcılığı öne çıkabilir…
Ve bu da toplumsal yozlaşmanın temelini oluşturur…

-*-*-

Birinci örnek KKTC’den…

-*-*-

KKTC’de cumhurbaşkanlığından daire müdürlüklerine kadar bir çok makam gayet açıktır ki “Türkiye’nin ataması” olabiliyor…
Ve bu makamlara talip olanlar, CV’leri, yaptıkları, yapacakları ile değil; “biat ve itaat”ları ile belirleniyor…

-*-*-

Örneğin şu anda Türkiye’de “dindar” bir yönetim hakim; haliyle KKTC’de bozulan toplumsal yapı çerçevesinde, bu dindar yönetime yaranabilmek için münafıklığın zirvesi zorlanıyor…

-*-*-

Herkesin dini inancı kendinedir…
Nesimi’nin yüzlerce yıl önce yazdığı gibi; “… Gâh giderim medreseye ders okurum Hak için / Gâh giderim meyhaneye dem çekerim aşk için. / Sofular haram demişler aşkımın şarabına / Ben doldurur ben içerim Günah benim kime ne…”

-*-*-

Bizde öyle değil!
Sırf Türkiye’ye yalakalık yapıp biat, itaat edip bir makam kapmak ya da kaptığımız makama çökmek için yapamayacağımız yoktur!
Mesela mı?
Mesela, “oruç tutmayan” adamın, “oruç tutarmış gibi” yapması!

-*-*-

Niye yalan yapıyorsun?
Niye Allah’ı da kandırıyorsun?
Herkes “besmele çekmeyi bile bilmediğini” biliyor…

-*-*-

Haaaa Türkiye’yi yönetenler bilmiyor mu?
Onlar da biliyor!
Ama onların da işine geliyor!
Sistem daha kolay dönüyor!

-*-*-

İnanarak orucunu tutan, namazını kılan, Cuma görevini yerine getiren, zekatını veren hatta Hacı olmak için gerekli ziyaretlerini yapan elbette vardır…
Bunu göstermeden yapanlara saygım sonsuz ama gösterenler de “doğru” değildir!

-*-*-

Ama değil zekat vermek, bir tek kişiye on kuruşluk yardım etmeyi bile cebindeki akrep nedeniyle başaramamış gatsotun “Müslüman” pozu vermesi, günahların belki de en günahıdır; ayıpların en ayıbıdır…

-*-*-

Haaa toplumun umurunda mıdır?
Bu soruya yanıt, “toplum mu kaldı?” karşı sorusudur ki o da ayrı bir acı!

-*-*-

Ve gelin Türkiye’den de bir örnek verelim…
Ramazan ayıyla ilgili şirket içi yazışmaları gündeme gelen Zorlu Holding CEO'su Cem Köksal gözaltına alındı…

-*-*-

Zorlu Holding Yönetim Kurulu, Köksal’ın görevinden istifa ettiğini duyurdu.
Holding tarafından yapılan açıklamada, "Yaşanan gelişmelerden dolayı tüm paydaşlarımıza ve kamuoyuna üzüntülerimizi bildiririz" ifadelerine yer verildi.

-*-*-

Neden?
Efendim, Zorlu Holding bünyesindeki Vestel Şirketler’in CEO'su Ergün Güler, Ramazan ayının başlaması dolayısıyla çalışanlarına bir tebrik mesajı göndermiş…

-*-*-

Köksal da bunun üzerine Güler’e, iç yazışma aracılığı ile "… Bizim kurumsal olarak kutlanacak günler listemizde Ramazan yer almıyor… Dini günlerden Şeker ve Kurban bayramları yer alıyor. Bunlar dışındaki dini günleri kurumsal olarak kutlamamız doğru değil… Bu grubun 70 yıllık tarihinde de Ramazan ayı kutlaması yer almadı. Şirket olarak dinden bağımsız bir duruşumuz var…. Buna benzer konuda seni daha önce de uyarmıştım. Lütfen bunu hiç bir şekilde tekrarı olmasın. Bu uyarımı da ciddiye almanı özellikle rica ediyorum" demiş!

-*-*-

Tabii ki iç yazışma, hemen dışa yansıtılmış ve sonuç!
Sonuç ortada!
Efendim Köksal daha önce Noel kutlamış hatta Cadılar Bayramı bile tebrik etmiş falan ve de filan… 

-*-*-

Bu adam hırsız mıydı?
Akademik veya tecrübe açısından yetersiz miydi?
Finans, hesap, muhasebe, yönetim hatta yabancı diller açısından açığı mı vardı?
Birine sarkıntılık mı etmişti?
Birine şiddet mi uygulamıştı?
Başarısız bir yönetici miydi?
Yooook!

-*-*-

Allah’u ekber!
Ve ayrıca, “Lâ ilâhe illallah Muhammedün resûlullah”…
Yes, hiç şikayetim yok!
Allah büyüktür – Muhammed de O’nun temsilcisidir…
Ok!

-*-*-

İnanarak bunu söyle vallahi yine bir derdim olamaz!
Ama bunu ezbere söylersen, koltuk için, makam için, rüşvet ve komisyon için söylersen; sonra Hisarköy’deki festivale gidersin, girişte ikram edilenleri yersin, dönüşte “oruçluyum” der, el aleme rezil olursun!

-*-*-

Son bir not; “Bazı insanların seçimle gelmiş olmaları da demokrasi adına tek başına yeterli değildir!”


Aziz Nesin’den… 

''Adamın biri otomobiliyle giderken yolda bir yolcu alır. Adam arka tarafa biner..
Şoför;
- Eee hemşerim, kimsin, nereye gidersin?
Yolcu;
- Ben azrailim, canını almaya geldim..
Şoför alaycı bir tavırla;
- Sen mi azrailsin? Yav senin gibi azrail olur mu hiç?
Yolcu sakin bir tavırla;
- Sen daha önce azraili gördün mü de tarif ediyorsun? İnanmadın bana öyle mi?
Şoför;
- İnanmadım tabi..
Yolcu;
- O zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın..
Gerçekten de adamın dediği gibi şoför 200 metre ileride bir yolcu daha alır ve bu yolcu ön tarafa oturur. Olay bundan sonra daha da ilginç bir hal alır..
Şoför yanındakine;
- Eee sen kimsin, nereye gidersin?
Öndeki yeni yolcu;
- Ağabey, beni merkezde bir yerde indirirsen çok sevinirim..
Şoför;
- Yav şu arkadaki adam bana azrailim diyor. Görüyor musun şu herifi? Ben kendisine iyilik ediyorum, o ise benimle dalga geçiyor zibidi..
Öndeki yolcu arkaya bakar, sonra da;
- Abi arkada kimse yok ki..
Şoför hışımla arkaya döner ve;
- Kör müsün be! Adam, arkada oturuyor ya..
Öndeki yolcu arkaya bir daha bakar;
- Abi senin kafan iyi mi?Yoksa benimle dalga mı geçiyorsun?
Bu sefer arkadaki söze girer;
- Gördün mü, öndeki yolcu beni ne duyabilir ne de görebilir..
Şoförün bir anda dizlerinin bağı çözülür, beti benzi atar..
Arkadaki yolcu;
- Hadi, arabayı kenara çek, iki rekat namaz kıl, sonra da canını alacağım..
Şoför ağlamaklı, çaresiz bir şekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan..
Sonraaa...
Sonra ne olmuş biliyor musunuz?
Adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar... ''

480824375-10231899002591335-4854245090229695410-n.jpg

Sevgili Hasan Karlıtaş’ın çektiği bir fotoğraf… “Dünya’nın en güzel yeri neresi?” diye sorsalar, ilk sırada saydığım yeri… Teşekkürler Hasan Karlıtaş… Petra Tou Limnitis…

Bu yazı toplam 1487 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar