Uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar ve İstanbul’daki göz altılar döviz kurlarını fırlattı. Bakalım kurlar dengeye gelecek mi?
Küresel piyasalarda yaşanan belirsizlikler ve ABD Başkanı Donald Trump'ın ticaret politikalarına ilişkin açıklamaları, birkaç haftadır döviz kurlarında dalgalanmalara neden olmaktaydı.
Trump'ın Avrupa Birliği'nden, Kanada’ dan ithal edilen ürünlere yüzde 25'lik gümrük tarifesi uygulamasını açıklaması ve küresel piyasalardaki belirsizlikler, döviz kurlarını son dönemde önemli oranda etkiledi. Buna karşılık, AB Komisyonu da, tarife uygulamasına misilleme yapacağını açıkladı.
Bütün bu gelişmeler, küresel piyasalarda belirsizlikleri artırarak, yatırımcıları doğal olarak güvenli yatırım alanlarına yönlendiriyor. Özellikle de, Türkiye’ deki Yatırımcılar, dövize, altına, gayrimenkule yöneliyor. Böylece, Borsadan ve TL yatırım araçlarından çıkışlar hızlanıyor.
Öte yandan, Uluslararası piyasalardaki dalgalanmaların yanı sıra, Türkiye’ de yapılan politika faizi indirimleri de, güvenli liman görülen döviz kurlarına, altına talebi artırıp, Türk Lirasına değer kaybettirebiliyor.
Çünkü, mevduat sahipleri reel getirisi düşen Türk Lirası varlıkları yerine, dövize veya başka yatırım araçlarına yönelirler. Dövize kayış, döviz kurlarını da yükseltir. Ayrıca, kurların yükselmesi, ithalat maliyetlerini artırarak, enflasyonu da yükseltebilir.
TC Merkez Bankası’nın, bundan sonraki faiz kararlarını, enflasyonu göz ardı etmeden ve dünyada yaşanan ekonomik gelişmeleri yakından takip ederek, temkinli bir şekilde ele alması gerekmektedir.
Türkiye’deki iç ve dış siyasi gelişmeler de, ekonomiyi doğrudan etkilemektedir. Türkiye’nin iç siyasetindeki gerginlikler, Amerika, Avrupa, İsrail ve komşularıyla ilişkileri de, Türkiye’ deki ekonomik gelişmelerde önemli bir rol oynamaktadır. Siyasi konularda iç ve dış gerginliklerin oluşması, ekonomik gelişmeleri de olumsuz etkilemektedir.
Nitekim, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun diplomasının iptali ve daha sonra da, İmamoğlu ile birlikte 106 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi döviz kurlarını fırlattı. Borsa’daki düşüş devam ediyor. Döviz fiyatlarındaki artışla birlikte, Altın fiyatlarında rekor zirve görüldü.
Gözaltı haberlerinin ardından, Türk Lirası, dolar ve Euro karşısında yüzde 12'yi bulan bir değer kaybı yaşadı. İlerleyen süreç içinde, Merkez Bankası'nın piyasaya dövizle müdahaleleri ve açıkladığı bazı finansal kararlar ile Devlet Bankalarının piyasaya döviz sürmelerinin ardından, dövizdeki yükseliş bir miktar gerileyerek yüzde 3 düzeylerine indi.
Döviz kurlarının yükselişinin önlenmesi için, Milyarlarca dolar düzeyinde paranın piyasaya sürüldüğü uzmanlar tarafından da belirtiliyor. Döviz rezervleri iyi olduğu için MB müdahaleleri devam edebilir.
Döviz dalgalanmaları, KKTC ekonomisini Türkiye’ye kıyasla daha fazla etkilemektedir. Ülkemiz piyasasının dövize endeksli ve ithalat ağırlıklı olması nedeniyle, kurların yükselmesi piyasada pahalılığı daha da artırmaktadır.
KKTC’nin Döviz kurlarına doğrudan müdahale etmesi mümkün olmadığı için, ancak maliye ve vergi politikalarıyla piyasadaki fiyatların aşırı artması önlenebilir. Bu kapsamda, birçok alanda halen var olan KDV oranlarının düşürülmesi, (özellikle, pek çok gıda ürünü, ilaç, temizlik malzemeleri, özel okul harçları, kırtasiye vb) ithalatta kur sabitlemesi yapılması ve bazı ithalat vergilerinde indirim uygulanması gerekmektedir.
Yapılacak denetimler, cezalar ve bu önlemler sayesinde döviz hareketliliğinin yol açtığı aşırı fiyat artışlarının bir nebze olsun önüne geçilebilecektir.
Hükümet Yetkilileri ise, yukarıda değindiğim bahse konu vergi indirimlerinin ve adımların maliye gelirlerini azaltacağını ileri sürmektedirler. Aslında, tam aksine bu indirimler, fiyatların ucuzlaması ile piyasadaki hareketliliği ve satışları artırarak, KDV ve fon gelirleri artacağı için, maliyenin gelir kaybını da telafi edebilecektir.
Aksi takdirde, yüksek fiyatlar nedeniyle, halkın tüketiminin azalacak ve alışverişler kur farkına rağmen, şu anda olduğu gibi, daha fazla Güney Kıbrıs’a kayabilecektir.
Döviz kurlarının yükselmesi, KKTC’de de enflasyonu yukarıya çekmekte ve pahalılığı artırmaktadır. Döviz kurlarında ve petrol fiyatlarında görülebilecek yükselişler, başta akaryakıt, gaz ve elektrik gibi temel maddelerin ve tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarında yükselişler yaratmaktadır.
En azından petrol fiyatları şu anda dövize göre daha dengeli seyrediyor. Umarım, orda da aşırı yükselişler görülmez. Kurların yüksek düzeylerde kalması, önümüzdeki dönemlerde ülkemizde enflasyonu ve pahalılığı da, çok yüksek düzeylere getirecektir.
Bu yazının yazıldığı saatlerde, İmamoğlu ve diğer göz altına alınan bazı kişilerin tutuklandığı, bazı kişilerin ise adli kontrol şartı ile tahliye edildiğini öğrendik. İmamoğlu’nun, mali suçlardan dolayı tutuklandığı ve görevden uzaklaştırıldığı açıklandı. Bu bağlamda, Mahkeme kararlarına ait itiraz süreçlerinin de devam ettiği öğrenildi.
Temennimiz, Türkiye’ deki siyasi gerginliklerin biran önce sona ermesi, piyasaların da normalleşmesi ve dengeye gelmesidir. Aksi halde, TL’nin değer kaybının sürmesi, bize de artan enflasyon ve pahalılık olarak yansıyacaktır.