Yeni bir dil ihtiyacı
Bazı dillerde çok özel kelimeler var. Lefkoşa’da sıklıkla gittiğimiz bir kafe-restoranda peçeteliğin ön tarafında yazardı bu kelimeler. Bulabilsem birini paylaşacaktım. Adaletsizlik karşısında insanın içinde oluşan taşkın kedere verilen bir ad var mı mesela herhangi bir dünya dilinde? Derin bir keder hissedersin, dünyayı yakmak isteğini içsel bir güç bastırır ve ateş kendi içinde yanıp küllenir. Adaletsizlik bütün haşmetiyle oradadır ve kötücül etkisi dalga dalga yayılır. Adaletsizlik yeni adaletsizlikleri doğurur genelde. Mağdur olan çevresiyle birlikte mağdurdur. İlk mağduriyet başka felaketlerin önünü açar. Bir kader yazılmıştır artık. Trajedi böyle başlar işte.
Adaletsizliğe boyun eğmemek değerlidir bu yüzden. İçeride yanan isyan ateşini diri tutmak önemlidir de o ateşi başkalarına sıçratıp yeni adaletsizlikler yaratma tehlikesi vardır. İntikam duygusu yeni adaletsizliklere gebedir. Adaletsizliği haykırmak gerekir elbette. Bu adaletsizlik yapanı savunmaya sokar kimi zaman. Kimi zaman da adaletsizlik bariz biçimde bir zalimin intikam planının parçasıdır. Size bir savaş açılmıştır ve çirkinleşmeye davet edilmektesinizdir. Zalim sizi kendisine dönüştürmeye çalışmakta ve genelde eşitsiz bir düelloya davet etmektedir. Onun karar verdiği, başlattığı bir şeydir bu. Sizin huzurlu hayat tasavvurunuza da bir saldırıdır sonuç olarak.
Başkalarına yapılan adaletsizlik karşısında sessiz kalmak zulme ortak olmaktır biraz da. Adaletsizlik karşısında çıkarılan güçlü ses mağdur için yaşama devam etme teşvikidir. Geçmişteki bir adaletsizlik için özür dilense, bir biçimde düze çıkılsa bile deneyimlenen haksızlık ruha ve bedene zararını vermiştir bir kere. Bağışlamak yola devam etmek için gereklidir. İnsan hatıranın ağırlığıyla geleceğini de karartabilir çünkü. Bağışlamak unutmak değildir. Hesap sorma bahsini kapatmaktır yalnızca.
Tarih boyunca yaşanan kolektif haksızlıkların hatıraları kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Adaletsizliği bizzat yaşamamış olanlara bile atalarının yaşadığı haksızlıkların hesabını sorma misyonu yükleniyor. Bu da bir başka adaletsizlik değil mi?
Dünyanın yaraları bir türlü iyileşmiyor. Hatıraların şiddeti dostluk ve barışa izin vermiyor. Her birimize hasbelkader içine doğduğumuz kimlik grupları üzerinden birer intikam projesi yükleniyor. Güçlü ve buyurgan semboller, mitolojilerle donatılıyoruz. Bölünmüş bir dünyanın acıları ve çatışmaları içinde kimliğimizden ötürü doğal bir taraf olmamız bekleniyor.
Bu denklemi bozmaya çalışan çok insan var kuşkusuz. Çemberin dışına çıkmak, herkesin çıkarına olan barışçıl, huzurlu bir geleceği inşa etmek isteyenler. İşte onlara yönelen adaletsizliğin haddi hesabı yok. Böylelerin yeri hapishaneler olabiliyor.
Her çatışma ortamı statükodan çıkar sağlayan, bütün kariyerini çatışma üzerine yapmış, çatışmanın dilinden başka bir dil bilmeyen bir kesim yaratıyor.
Dünya yangın yeri gibi. Devletlerin ideolojik aygıtları tarafından biçimlenen, narsist ve zalim liderleri işbaşına getiren kitlelerle karşı karşıyayız. Bunu aşmanın yolu ne diye ciddi ciddi kafa yormak ve bu karanlığa gömülüp kolektif bir depresyona savrulmamak önemli.
Bu noktada şairlere önemli bir görev düşüyor. Şairler çemberin, verili dil, ideoloji ve kavramların dışına çıkıp yaratıcı seçeneklerin yolunu açabiliyorlar çünkü. Dünya meselelerin çözümü için şairlerin yaklaşımının büyük önemi var.
Geçmişte şairler politik alanda çok daha etkin roller üstleniyorlardı. Şairlerin ele avuca sığmazlığı, her türlü zinciri reddeden isyankarlığı yeni sistemler kurulana kadar tolere edilebiliyordu. Şairin sözel gücü hem bir nimet hem de bir belaydı pek çokları için. Şairi ehlileştirme projeleri devreye giriyordu bu nedenle. Bazı şairlerin acı hikayelerini okuyoruz şimdilerde.
Şair için bedeli ne olursa olsun bu yaralı dünyanın şairlerin yeni bir başkaldırısına, şiirsel bir kalkışmaya ihtiyacı var. Bunca zulmü ancak şair sözü geriletebilir diye düşünüyorum. Dünyaya, doğaya, börtü böceğe verdiğimiz zararın haddi hesabı yok. İnsanı insana kırdıran sistemler yarattık. Bu çıkmazdan kurtuluş yolu yeni bir düşünme sistematiği ve yeni bir dil yaratmakla mümkün. Durum vahim ve şiirin acil müdahalesi bekleniyor.