1. HABERLER

  2. RÖPORTAJ

  3. “Yüzde 7,5 buçuk oranında artış yapmak, yasaya aykırıdır, insani değildir”
“Yüzde 7,5 buçuk oranında artış yapmak, yasaya aykırıdır, insani değildir”

“Yüzde 7,5 buçuk oranında artış yapmak, yasaya aykırıdır, insani değildir”

YENİDÜZEN’e konuşan KTAMS Başkanı Güven Bengihan, hayat pahalılığı oranının altında belirlenen asgari ücretle ilgili, özel sektör çalışanlarının UBP – YDP – DP Hükümeti’ne karşı sokağa inmesi gerektiğini söyledi…

A+A-

Hüseyin ÖZBARIŞCI

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS), ve Kıbrıs İşçi Emekçi Sendikaları Federasyonu (KİEF) Başkanı Güven Bengihan, asgari ücrete hayat pahalılığının altında yapılan artışın kabul edilebilir olmadığını söyleyerek, “Bu yapılan yasalara aykırıdır. Bu yanlıştan geri dönülmelidir” dedi.

Hayat pahalılığı ödeneğinin “lütuf” gibi gösterildiğine işaret eden Bengihan, “Hayat pahalılığı ödeneği bir maaş artışı veya bir lütuf değildir. Kaybedilen alım gücünün yerine konması için yapılan bir düzenlemedir” ifadelerini kullandı. Hayat pahalılığında açıklanan yüzde 11.12 oranının bile yeterli olmadığını ifade eden Güven Bengihan, yeni ücreti belirlerken asgari ücretliyi hiç düşünmediklerini, bu yaklaşımın işverenleri daha çok para kazanmasına neden olabileceğini söyledi.

Geçtiğimiz Cuma akşamı Mehmet Akif Caddesi’nden (Dereboyu) Başbakanlık’a kadar yapılan eylem ve yürüyüşe de değinen KTAMS Başkanı, katılımın yeterli derecede olmadığına dikkat çekerek topluma çağrıda bulundu, “Belli başlı işverenlerin bu art niyetine karşı çalışanlar kendi emeğinin ve alın terinin hesabını sormalıdır, sokaklara dolmalıdır” dedi.

“Yüzde 7,5 buçuk oranında artış yapmak, yasaya aykırıdır, insani değildir” 

KTAMS Başkanı Güven Bengihan, Kıbrıs’ın kuzeyinde asgari ücretle çalışan kişilerin, toplumun çoğunluğunu oluşturduğunu söyleyerek, asgari ücretli kesime ülkemizde hayat pahalılığı ödeneğinin bir “lütuf” gibi gösterilmeye çalışıldığını belirtti. “Hayat pahalılığı ödeneği bir maaş artışı veya bir lütuf değildir. Kaybedilen alım gücünün yerine konması için yapılan bir düzenlemedir” diyen Güven Bengihan, bunun bir zorunluluk olduğunu ve yasayla korunması gerektiğini vurguladı.

“Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanmasına gerek kalmadan yasaya ilgili madde kuralı konularak, devletin emekliler ile kamu kurum ve kuruluşlarında verdiği periyotlarda aynı oranda asgari ücretin de güncellenmesi de elzem olmalıdır. Bu, yasayla desteklenmelidir. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, hayat pahalılığı ödeneği dışındaki bir artış için toplanmalıdır. Asgari ücret belirlenirken, hayat pahalılığına göre hesaplanır. Bu da ilgili yasada vardır” diyen konuşan Bengihan, “Maalesef bu konuda yasalara aykırı ve insaniyetten uzak bir oran yansıtıldı. Gerçekleşen enflasyon yüzde 11.12 ve bunun neredeyse altında bir hayat pahalılığı artışı şeklinde yansıtıldı. Bu yasaya aykırı olduğu gibi insani ve vicdani de değildir” ifadelerine yer verdi. 

img-0424.jpg

“Yüzde 11.12 oranı bile yeterli değil”

Güven Bengihan, asgari ücret çalışanlarının Kıbrıs’ın kuzeyinde emeğinin sömürüldüğünü, bunun yanında insani olmayan koşullarda çalıştırıldığını dile getirerek, İstatistik Kurumu’nun resmi olarak açıkladığını yüzde 11.12’lik oranın bile yeterli olmadığına değindi. Bengihan, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda oturan birçok kişi yüzde 11.12 oranında artış alacak, ama kendileri asgari ücretliye yüzde 7,5 oranında artış almasını reva görecek. Bu, nereden bakarsak bakalım kabul edilebilir bir yaklaşım değil” şeklinde görüş bildirdi. 

“Hiçbir zaman mücadele edilmeden kazanım elde edilmez”

KTAMS Başkanı, geçtiğimiz Cuma akşamı Mehmet Akif Caddesi’nden (Dereboyu) Başbakanlık’a kadar yapılan eylem ve yürüyüşe de değinen katılımın yeterli derecede olmadığını dikkat çekti. Asgari ücretlinin sayısının fazla olduğuna dikkat çeken Bengihan, mücadele etmekten uzak kalındığını söyledi. Bengihan şöyle devam etti: “Eylemi mesai saati dışında yapmış olmamıza rağmen, beklediğimiz katılım olmadı. Böyle olunca da hükümet ve işverenler ‘Her şey yolunda’ gibi düşünürler. Kendilerine reva görülen hayat pahalılığı oranının altındaki artışa bile ses çıkarmayan bir kitle var. ‘Biz ne yapsak, ne versek, bizim sözümüzün dışına çıkmayan, aldığımız kararlara biat eden’ bir kesim varmış gibi anlaşılıyor. Bu algıyı bozmamız lazım. Belli başlı işverenlerin bu art niyetine karşı çalışanlar kendi emeğinin ve alın terinin hesabını sormalıdır, sokaklara dolmalıdır. Hiçbir zaman mücadele edilmeden kazanım elde edilmez. Haklı olduğunuz konuda mücadele vermezseniz kimse size hiçbir şeyi sunmaz. Baskı ve korku zincirinden artık kurtulmamız lazım. Bizler sendikalar olarak insanlarımızın yaşadıkları sıkıntılarından kurtulmaları adına fırsatı sunuyoruz.”

Bu haber toplam 2558 defa okunmuştur