1. YAZARLAR

  2. Cenk Paşa

  3. Zil Çaldı!
Cenk Paşa

Cenk Paşa

Zil Çaldı!

A+A-

Eylül ayı itibariyle sorunlar ile başlayan yeni eğitim yılında bugün Koleje giriş sınavının ilk ayağı yapılıyor. Yıllardır ilk, orta ve liselerde çözülemeyen sorunların üzerine her yıl yeni sorunlar eklemeyi de ihmal etmiyor eğitimi yönetenler.

Tam gün eğitime geçiyoruz diye açıklama yapılmasının üzerinden neredeyse iki yıl geçti. Halen sözde tam gün eğitim veren devlet okullarımızda ne bir yemekhane, ne sanatsal, ne kültürel ve ne de sportif kollar için yeterli kapalı alan ya da donanımları mevcut. Uygulama olarak yapılması gereken “kollar” tüzük değişikliği yapılarak ders yapıldı. Yetersiz altyapı için de çözüm basit, altyapısı yoksa uygulamalar de teori olarak sınıfta yapılacak!

Geçen yıl Tabipler Birliği’nin verdiği rakamlarda ortalama 55 çocuğa 1 tuvalet düşüyor. Avrupa standartlarında bu rakam 20 çocuğa 1 tuvalet. Öğle arasında çocuklarımız yemek için güvenliği yeterli olmayan trafiğe çıkıyor, beslenme içn bir diyetisyenin kontrolünde olmayan yiyeceklere ve her türlü olumsuzluğa, istismara açık hale geliyorlarlar.

Tam gün eğitim için gerekli alt yapı eksikliklerini sıralarken, bu yıl hayatımıza giren konteyner sınıflar ve hatta konteyner okullar oldu. Doğrusu biz çadır sınıfları da görmüştük geçtiğimiz yıllarda. Çadır sınıflardan konteyner sınıflara erken geçiş yaptık belki ama öğrencilerimizin bu sınıflarda eğitim almaya layık görenlerin utanması lazım.

Konteyner sınıflar sağlıklı bir eğitim ortamı değildir. Yan yana sınıflarda ders anlatırken sesler iç içe geçiyor, iklimlendirme de kolay değil. Zaten kalabalık olan sınıflarda eğitim almak ta vermekte zor, mevcut sorunları çözmesi gereken yöneticiler işleri daha da zorlaştırıyorlar. Bu sınıflarda öğrencilerin motivelerini ve ilgilerini derste tutmaya çalışan öğretmenlerimizin özverisi taktir edilmeli.

2023 yılında yaşanan deprem sonrası hızlıca okullarımızda yapılan depreme dayanıklılık testlerini hepimiz hatırlıyoruz. Bu testler sonrasında güçlendirilecek ve yıkılacak okulların olduğunu duyduk. Yaklaşık iki yıl olmasına rağmen çalışmalar sonuçlanmadı. Bu okulları yenilemek için neyi bekliyoruz? İnşaat yapmak yerine neden konteynır alıyoruz? 200’ün üzerinde konteyner sınıfı çocuklarımıza layık mı görüyoruz? Konteyner sınıf yapmak tamamen kolaya kaçmaktır. Biraz daha sorumluluk.

Plansızlığın en büyük örneğini bu yılın başında İskele Evkaf Türk Maarif Koleji inşaat iskelelerinin arasında eğitime başlanması. İnşaat yapılırken aynı anda eğitimin yapılması çok tehlikeli bir durum. bizim çocuklarımız böyle ortamlarda eğitim almayı haketmiyorlar. İnşaatlar okullar açılmadan bitirilmeli ve çocuklarımıza güvenli ortamlarda eğitimi sağlamalıyız.

Son 10 yılda öğrenci sayılarında yüzde onluk bir artış oldu. Bu rakamları analiz edip geleceğimizi planlama yapmak zor değildir. Rakamlar ortada, eğitimimizin geleceğini, sınıflarımızı ve sınıflarımızın bozulan demografik yapılarını planlamak için geç kaldık. Rakamların eğitimciler tarafından yorumlanması ve geçici değil kalıcı çözümler ile mevcut sorunları çözmeliyiz.

Biz eğitimin niceliğini konuşacağımıza, kalitesini arttırmanın yollarını arayacağımıza, sınıflarda eğitim gören öğrencilerimizin sayısını azaltmayı konuşacağımıza, daha iyi eğitim sistemlerini konuşacağımıza. Bizler üzülerek eğitimdeki altyapı eksikliklerini konuşuyoruz.

İngiliz Koleji’nden, Paket programa sonra KGS’ye. Artık Zil Çaldı, Eğitim siyasilerin elinde oyuncak olmamalı ve Devlet Politikası haline gelmesi gündemlerden biri olmalıdır. İsim değişikliği değil sistemi yeniden ele almalıyıyız. Binasından, sınıfılara, kitaplarımızdan, yemekhanesine, spor salonuna, kültür ve sanat sınıflarından fen ve bilgisayar laboratuarlarına kadar her öğrenciye eşit şartlarda eğitimi kurgulamalıyız. Daha güzel bir Kıbrıs mümkün…

* Bugün koleje giriş sınavının ilk ayağına katılacak tüm çocuklarımıza başarılar dilerim.

Bu yazı toplam 759 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar